9 May 2013

Herkes yapıyorsa ben de yapmalıyım

TAŞINDIK: http://halkboyleistiyor.com

BİR ODADA 6 KİŞİ

Bir oda, odada 6 kişi var. 1 tanesi test yapan görevli, diğerleri teste katılanlar. Testi yapılan görevli deneklere elindeki kartlardaki şekilleri gösterip "bu ne renk" ya da "hangi çizgi uzun" gibi basit sorular soruyor.

Teste katılanların 4 tanesi önceden ayarlanmış. İlk başta doğru cevapları veriyorlar ama 2 ya da 3. sorudan sonra hepsi aynı anda yanlış cevap veriyor. 5. deneğin bundan haberi yok, garibim sürekli doğru cevabı vermeye çalışıyor.

Örneğin kartta 5 çizgi var, hangisinin uzun olduğu soruluyor. En uzun olan en sağdaki çizgi ama 4 tanenin tamamı "en soldaki uzun" diyor. 5. garibim de itiraz ediyor doğal olarak. "Ya olur mu en sağdaki işte". Soruyu soran (testi yapan) suratına garip garip bakıyor ve sonraki soruyu soruyor: Hangisi en mavi. 4 denek gene yanlış cevabı seçiyor, 5. denek gene itiraz ediyor ama bu sefer daha iddiasız. Sonraki soruda artık vazgeçiyor ve sonraki tüm sorularda grupla aynı "yanlış" seçeneği seçiyor.

Kararsız kalıp "acaba ne yapsam" diyen tüm denekler gruba uyum sağlamaya başlıyor, yani bile bile yanlış seçeneği seçiyorlar.

ASAN SÖR

Bir asansör. Bir arkadaş bu asansöre biniyor, içinde zaten 4 kişi var ve 4 kişi asansörün kenarlarında, dolayısıyla yeni binen arkadaş ortada kalıyor. Asansör hareket ettiğinde bu 4 kişi "sola" dönüyorlar! Normalde asansörde kapıya dönük durmaz mısın? Ama 4 tanesi aynı anda sola dönüyor. 5. (yeni binen) adam gülüyor, rahatsız oluyor ama asansör hareket ettikçe yavaş yavaş o da sağa dönüyor :)

Bu şekilde 20 civarı deneğe bu deney uygulanıyor, sadece 2 tanesi diğerleriyle aynı yana dönmüyor.

OTELDEKİ HAVLULAR

Otele gitmişleriniz bilir, birkaç senedir otel banyolarında "çevreyi koruyalım, kullanmadığınız havluları yerinde bırakın ki biz de yıkayıp boşuna su harcayıp doğaya deterjan saçmayalım" diye ilanlar var. Tabi amaç doğa falan değil maliyeti azaltmak (daha az yıkama yaparak) ama mesele bu değil.

Bir üniversite grubu tanınmış bir otel zincirine gidip "şu otelinizde odaların yarısına bizim istediğimiz ilanı koyacaksınız, kalan yarısında da orjinal -doğayı koruyalım- mesajını aynen bırakacaksınız" diyor. Kendi ilanlarında şu yazıyor: "Otelimizdeki ziyaretçilerimizin %75'i kullanmadığı havluları yerinde bırakarak doğaya katkıda bulunuyor. Siz de bunlara katılın ve doğayı beraber koruyalım".

Üniversitenin yazdığı mesajın olduğu odalarda bu kurala uyanların sayısı %20 daha fazla çıkıyor! Yani "haydi siz de diğerleri gibi yapın" denen odalardaki insanlar diğer odalardakine göre %20 daha yüksek oranda kullanmadıkları havluları yerinde bırakmış.

Sonraki hafta mesajı şöyle değiştiriyorlar: "SİZİN ODANIZDA KALANLARIN %75'i kullanmadığı havluları yerinde bıraktı". Sonuç? Mesaja uyanların oranı %33 artıyor!

EN ÇOK SATAN ARABA

Gazetelerde ayda bir (bazılarında haftada bir) çıkan "işte en çok satan arabalar" listesindeki arabaların satışı diğerlerinden daha fazla. Mantıklı mı geldi? Öyleyse şunu dinleyin: Tanınmış bir firma, az satan bir modelinin bu listede yer alması için 2 gazeteyle anlaşıyor. Bu az satan model "en çok satan arabalar" listesine giriyor ve bu haberler 3 ay boyunca yayınlanıyor. Sonuç? Az satan model bir anda orta seviyede satan modellerden oluveriyor :)

Neden? Mesele basit: "Ne alsak ne alsak... Bak herkes bundan alıyormuş biz de alalım".

PATATES KIZARTMASI

Bir hızlı yemek firması (fast food) yeni bir patates kızartması çıkarıyor. TV reklamları şu şekilde: "Araştırmalarımız gösterdi ki insanları %59'u bizim kızartmamızı, %41'i diğer firmanın kızartmasını seçti."

Buradaki amaç ne? Tabii ki kararsız müşterileri çekmek:

- Abi hangisini yesek?
- Bak bu daha çok yeniyormuş hadi şunu yiyelim.

BOŞ LOKANTALAR

Tatildesiniz ve acıktınız, bir yerde çorba içmek istediniz. Karşılıklı iki lokanta var ama ikisi de boş. İkisi de belli bir kalitenin üzerinde görünüyor. Hangisini seçsek ki?

Şimdi şunu düşünün: Soldaki lokantada 7 masa, sağdakinde 2 masa dolu! Hangisini seçersiniz? Tabii ki çok müşteri olana. "Diğerlerinin bir bildiği vardır, biz de öyle yapalım"...

İNSANLARIN ÇOĞUNLUĞU SÜRECE DESTEK VERİYOR

Gazeteler televizyonlar internet siteleri hep bir ağızdan bunu haykırıyor, hergün başka bir anket yayınlanıyor. "Süreci destekleyenlerin sayısı her geçen gün artıyor" mesajları ortalarda geziyor. Doğru mu uydurma mı belli değil, ama hepsi aynı anda aynı şeyi bağırıyor: Sen de diğerleri gibi bize katıl ey kararsız

Anlatabildim mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder