17 Kas 2010

Canon 5DMarkII - Nikon D700 karşılaştırması Bölüm1

TAŞINDIK: http://halkboyleistiyor.com

.....
Girizgah


5DMarkII çıkalı 2 seneyi geçti, D700 biraz daha eski. Peki bu karşılaştırma niye?

İki modelin broşürlerinden/tanıtımlarından alınmış görüntüler. Firmalar zaten gövdelerle ilgili ipuçlarını sloganlarında veriyorlar. Ya da ben sizde daha yazının en başında ön yargı yaratıyorumdur, bilemem :)

Ortaokul görmüş her Türk vatandaşı bilir ki Ege Bölgesi'ndeki her türlü iklimsel etkinin sebebi dağların denize dik olması, Akdeniz Bölgesi'nin iç kısımlarındaki karasal iklimin sebebi de dağların denize paralel uzanmasıdır. Coğrafya eğitimimiz o kadar iğrenç ve ezbere dayalıdır ki (sanki diğerleri daha iyi) ortaokuldan aklımda bu iki bölgeyle ilgili kalan neredeyse tek bunlar kaldı: Dağlar denize paralel, dağlar denize dik.

5DMarkII-D700 farkı da böyle. Biri bir laf söyledi, 2 yıldır "arada fark ne?" diyenlere cevap: "D700 daha hızlı, netlemesi daha iyi, ISO'su daha iyi. Ama 5DMarkII detayları daha iyi veriyor ve videosu var". Hımmm... Bunlar %100 doğru mu? Yok mu başka farklar? Çok ezbere söylenen şeylere her zaman şüpheyle bakarım; örneğin ağzından "Demokrasi, Liberalizm" düşmeyen siyasetçi genelde yurdu en fütursuzca satan adam oluyor, veya "Açık Toplum Enstitüleri" aslında pek açık değil vs...

Bu karşılaştırma iki makinenin de incelemesi değil. Zaten ikisini de incelemek için sayfalarca yazmak gerek, bunu yapan onlarca site var. Ben hemen her konuda yalnız "karşılaştırma" yapacağım. Her özelliği de karşılaştırmak imkansız, o yüzden yalnız önemli gördüğüm konuları ele alacağım.

"Tam Kare" ne ola ki?

Hani forumlarda "Full Frame", "ff", "FF", "ful frama", "full freym" denen şey var ya, işte onun yaygın kullanılan Türkçesi "Tam kare" oluyor. 35mmlik film karesi (aslında kare olmasa da kare deniyor) boyutundaki algılayıcılara (24mm x 36mm) "Tam Kare" algılayıcı deniyor. Bunun dışında "APS-C", "APS-H", "4/3" algılayıcılar da var. Bunların dışında Orta Format algılayıcılı modeller de var ama yeni Pentax 645D'ye kadar bu sistemlerde gövde fiyatı 10,000 Dolar'ın altına inmemişti (hatta 20,000 d'yel'm), bu yüzden kullanım alanları hala kısıtlı. Merak edeni böyle veya böyle alayım.

5D ile başlayan "ufak gövdede tam kare algılayıcı" kervanı rüzgara dönüştü (Bazı arkadaşlara "gövde" yabancı gelecektir, o yüzden çevireyim: gövde = body :) ). 5D'den 2-3 sene sonra sonra Nikon ve Sony de "normal" boyutlarda gövdeye sahip ve tam kare algılayıcılı modeller çıkardılar. Daha önce bu kategoride yalnız 1Ds tarzı "büyük" gövdeler vardı. Halihazırda piyasadaki tam kare algılayıcılı modeller:

Canon 5D, Canon 5D MarkII, Canon 1Ds, Canon 1Ds MarkII, Canon 1Ds MarkIII
Nikon D700, Nikon D3, Nikon D3s, Nikon D3x
Sony A850, Sony A900
Leica M9

Yukarıdakilerden Leica M9 tam DSLR değil, ama sonuçta tam kare algılayıcısı var. Ben atlamıştım, Fotokritik'ten Suat Bey hatırlattı.

Bunların bazılarının üretimi yapılmıyor ama hala piyasada ikinci ellerini bulabiliyorsunuz. Contax N Digital (ilk tam kare algılayıcılı DSLR), Kodak DSC Pro gibi diğer başka gövdeler de var ama bunları bulabileceğinizi sanmam. 5D'ye kadar tam kare gövdelere el değmiyordu, 5D ile beraber tam kare algılayıcılar "orta seviye" meraklıların alabileceği fiyata indi. 5D o kadar başarılı oldu ki, hala yeni çıkan tam kare gövdeler onunla karşılaştırılıyor. Bir arkadaşımın Ayasofya'da çektiği bir kubbe fotoğrafını ISO400 sandığımı ve aslında ISO1600'de çekildiğini anlayınca elimdeki makineye (K10D) ne kadar ters baktığımı hala hatırlıyorum :).

Avantaj-Dezavantaj

Tam kare algılayıcılı gövdelerin APS-C veya 4/3 algılayıcılı gövdelere göre avantajları ve dezavantajları var. İlk aklıma gelenler aşağıda:

- Daha büyük sensörden dolayı alan derinliğini daha sıkı kontrol edebilme. Örneğin 50D'de f2.8'de elde edeceğiniz alan derinliğini 5DMarkII üzerinde f4 ile elde edebiliyorsunuz. Yaklaşık 1-2 stopluk ISO ve dinamik alan avantajını da göz önüne alırsanız, f4 objektifin birçok durumda yeteceğini anlayabilirsiniz. 4/3 sistemlerde durum daha da ilginç: Mükemmel Olympus 12-60 f2.8-f4.0 objektifin 60mm f4'teki alan derinliği tam karede 120mm f8'e denk geliyor. Daha da açarsak: Olympus E-510 + 12-60mm objektifle 60mm'de f4'te alacağınız net alan derinliğini D700 ile 120mm f8.0 lensle alabiliyorsunuz. Yani "bokeh" elde etmek tam kare ile daha rahat.
- Daha büyük sensörden dolayı daha iyi dinamik aralık, ISO becerisi ve renk algılama. Teknoloji hergün geliştiği için ufak algılayıcılar hergün eski tam kare algılayıcılara yaklaşıyor. Buna rağmen, fotoğraf kalitesi açısından hala eski 1Ds MarkII'yi tüm APS-C algılayıcılı makinelere tercih ederim.
- Daha büyük bakaç. 5DMarkII'nin bakaçını görünce Olympus E-510'unkina bakasınız gelmiyor :). Hatta bazen gözümü bakaça yapıştırmak zorunda bile kalmıyorum. D700 de aynı şekilde. Sony A900'ün biraz daha büyük olduğunu söylüyorlar ama ben karşılaştırmadım.
- Objektifleri gerçek odak mesafeleriyle kullanabilme. Örneğin harika 24-105 f4 L IS objektif 50D üzerinde kesme faktöründen dolayı çok çok kullanışlı olmuyor (geniş açıyı tam anlamıyla kullanamıyorsunuz, yoksa performansı yeterince iyi) ama 5D MarkII üzerinde adeta yeniden doğuyor.
- Daha büyük ışık algılayıcı gözeneklerden dolayı ucuz lenslerle bile iyi çözünürlük ve keskinlik elde edebilme. Tam kare algılayıcı + orta kalite objektif, aynı MP'deki en iyi DLSR + üst kalite objektiften çözünürlük ve keskinlik olarak daha iyi sonuç verecektir. Bu avantaj fotoğrafın kenarlarına doğru azalıyor (sebebi aşağıda) ama fotoğrafın en köşeleri benim için çok çok önemli değil.

Bunun yanında dezavantajları da var:

- Daha büyük sensörden dolayı alan derinliğinin daha katı olması. Yukarıda bunu avantaj olarak yazmıştım, ama bazen dezavantaj da oluyor. (Temel bilgisi olmayanlar önce burayı okusun) Örnek senaryo: Elinizde D700 var. Birkaç deneme yaptınız ve istediğiniz sahnede herşeyin net olması için gerekli diyafram değeri f16 çıktı. 4/3 algılayıcı ile daha düşük diyafram kullanarak (örnegin f8) aynı alan derinliğini alabilirsiniz. Evet, tam karenin 4/3 algılayıcıya göre 2 stop veya daha fazla ISO avantajı var ama ben gene de ISO200'de çekeceğim manzarayı ISO800'de çekmek istemem.
Orta format makinelerin örnek manzara çekimlerinde sürekli f16-f32 arasını kullanmaları da bu yüzden: Gerekli alan derinliğini yakalamak. F22'de sensöre minimum ışık girdiği için enstantane hızı çok düşüyor, bu yüzden elinde üçayak olmadan dolaşan orta format kullanıcısı pek yok (aletin ağırlığı da etkili tabi).
Makroda da düşük f değerinde çok alan derinliği avantajlı olabiliyor.
Kafanız karıştıysa sonraki maddeye geçebilirsiniz :)
- Daha büyük ayna ve prizma sistemi kullanma zorunluluğundan boyutlarını 550D, d5000 seviyesine indirmek zor, yani optik bakaç olduğu sürece tam kare gövdeler çok da ufalmayacak. Elektronik bakaçlı tam kare sistemler? Düşününce mideme ağrılar giriyor..
- Daha pahalı. Algılayıcı maliyeti yukarıdaki sebeple birleşince maliyetleri aşağı çekmek çok kolay değil. Sony A850'de yapıldığı gibi birkaç çok kullanılmayan özellik kırpılıp 2000$ altı tam kare gövde sayısı arttırılabilir.
- Kesme faktörü olmadığı için, APS-C gövdelerdeki "300mm objektifi 450-480mm gibi kullanma" avantajının olmaması. Tam kare + 400mm bir objektif her zaman daha iyi sonuç verse de APS-C gövde + 300mm her zaman çok daha uygun fiyatlı oluyor. (Olympus E-5 + 300mm f2.8 ve D700 + 600mm f2.8 fiyat farkına bakın. Ipucu: 600mm f2.8 Nikon lens yok, f4 olanına bakın).
- Tam kare objektiflerde kenarlarda performans düşüşleri diğerlerine göre daha olası. Örneğin 5D üzerindeki 50mm f1.8 objektif üzerindeyken köşelerde kararma ve daha fazla renk sapması yapıp keskinliği azalırken aynı sorunları 50D ile daha az yaşıyorsunuz çünkü ufak sensör objektifin en köşelerini değil daha yüksek performanslı olan orta kısımlarını kullanıyor. Bu dediğim sorun tam kare algılayıcılar ile tam kare uyumlu lensler için geçerli (Canon'da EF, Nikon'da FX, Sigma'da DG), daha ufak algılayıcılar için üretilen lensler (EF-S, DX ve DC) de aynı sorunu yaşıyor.

Fiziksel Özellikler ve Kullanım
D700 ve 5DMarkII iki firmanın tasarım karakteristiklerini yansıtan iki gövde. Nikon biraz daha yüksek ve dar, iki ufak tekerlekli, mod tekeri olmayan bir model. Canon ise biraz daha geniş ve kısa, önde bir ufak tekerlek ve arkada kocaman bir ayar tekerine sahip, ve mod tekerleği olan bir gövde.


Önce sizi ürünleri gösteren bir fotoğraf silsilesi ile başbaşa bırakayım ki başınız dönsün. Makinelerde 50mm f1.8 lensler var:


Not: Gövde fotoğrafları Fuji F200EXR ile çekildi.












Evet taşıma iplerini çıkarmadım, ama bu makineleri kordonsuz kullanan da pek yok.

  • Nikon tam kare gövde olmasına rağmen bir flaşa sahip, Canon'da (önceki 5D modelindeki gibi) flaş yok. Bu tip flaşları bir profesyonel kullanmak istemez çünkü harici flaşlar kadar esnek olmaz ama dolgu flaşı için ve harici flaşları yönetmek için birebir.
  • 5DMarkII'de tam yüksek tanımlı video var (bazilari Full HD de der), D700'de yok. Detaya girmiyim. Alan derinliğini kontrol edebildiğiniz ve düşük ışıkta bile yüksek performansla cekim yapabildiği için 5DMarkII yavaş yavaş film ve müzik endüstrisinde (kliplerde) video kameraların yerini almaya başladı. Otomatik netlemenin olmaması ve saatlerce çekim yapamaması bu sektörde çok önemli değil, çünkü zaten filmlerde netleme elle yapılır ve en uzun sahneler 2-3 dakikayla sınırlı. Bircok DSLR video çekebildiği halde video-film icin en çok yardımcı malzemenin (taşıma aparatları, mikofonlar vs..) 5DMarkII icin özel üretildigi düşünülürse, aletin popülerliği anlaşılır.
  • Nikon'da düşük ışıkta netlemeye yardımcı olacak bir ışık var, Canon'da (geleneksel olarak) yok.
  • Canon'un kritik ayar tuşları sağa yığılmış. Gövdenin üstündeki ufak LCD'nin üzerindeki 4 tuştan 3 tanesi iki fonksiyonlu, diğeri LCD'nin ışığını açıyor. İşaret parmağıyla bu tuşlara basıp başparmakla ayar değiştirmek çocuk oyuncağı, ben sol elin desteği olmadan tek elle bile yapabiliyorum. Nikon'da fonksiyonlar makine üzerine dağılmış, bu yüzden örneğin ISO'yu değiştirmek için makinenin sol tarafındaki tuşa sol elle basıp sağ elle ayarı değiştirmeniz gerekli. Alışınca bu da kolay (ki yıllardır Nikon kullanan arkadaşlar şu anda benim hakkımda hoş düşünmüyorlardır). 3 haftadır alışmak için yalnız D700'ü kullanıyorum, ama Canon'un çözümü bana hala daha rahat geliyor.
Aşağıdaki fotoğraflar DPReview'dan.



  • Canon'da modları değiştirebileceğiniz bir tekerlek var. Nikon'da mod değiştirmek için sağ-üstteki mod tuşuna basıp gene sağ elinizle mod değiştirmeniz gerekli. Burada da Canon'un çözümü bence daha rahat. Canon'un 1D serisinde de tekerlek yerine tuş+tekerlek kombinasyonu var.
  • D700'ün sol-üst tarafındaki 3 tuşun etrafında bir ayar halkası var. Burada canlı ön izleme, zaman geciktirici, ayna kilitleme ve seri çekim modları var. Dikkatli arkadaşlar farketmiştir, zaman geciktirici ve ayna kilitlemeyi aynı anda kullanamıyorsunuz! Örneğin makro veya telefoto bir fotoğraf çekeceksiniz, titreşimi azaltmak için 2 saniye sonra çekime ayarlayıp aynı anda ayna kilitleyemiyorsunuz. Bunun iki çözümü var: CSM d9 numaralı özel fonksiyonu kullanıp D700'ün deklanşöre bastıktan 1 saniye sonra çekim yapmasını sağlayabilirsiniz Yalnız bu 1sn bazen titremenin sönümlenmesi için yeterli olmuyor, özellikle çok yakın makro çekimlerinde. Kablolu/kablosuz kumanda kullanmak diğer çözüm. Ta D2x'ten beri gelen bu tasarım hatasını nedense Nikon düzeltmedi.
  • D700'de optik bakacı kapatan bir perde var (bakaçın sol-üst tarafındaki mandal). Canon'da bunun için plastik bir parçayı bakaçın önüne takmak gerekiyor. Nikon'un bu çözümü daha iyi. İyi de optik bakaçı kapatmak neden önemli olsun? Uzun pozlamalarda veya kumanda ile yapacağınız çekimlerde bakaçtan içeri girecek ışık (örneğin arkadan gelen güçlü güneş ışığı veya karanlık bir bölgede arkadan gelen şehir/araba ışıkları) pozlamayı yanıltabilir.
  • 5DMarkII'nin canlı önizlemesinin kullanımı çok daha başarılı. 5DMarkII'de bu fonksiyon için bakaçın sol tarafında ayrı bir tuş var, D700'de ya sol-üstteki tekerleği kullanacaksınız ya da öndeki iki özelleştirilebilir tuşu kullanacaksınız. Tekerleği kullanmak bana hamallık gibi geliyor: Kilidi açmak için düğmeye bas (bu tekerleği döndürebilmek için ufak bir kilidi açmalısınız), Lv'ye çevir, düğmeye bas. Bu çözüm Canon'un "Düğmeye bas" çözümünden daha karışık. Ayrıca D700'ün sol üstteki tekerleği karanlıkta zor ayarlanıyor (bunu ışıklandıran bir ayar varsa da ben bulamadım).

D700'ün sol üst tarafındaki ayar silsilesi grubu.
  • D700'ün ön tarafında iki adet özelleştirilebilir tuş var. Bunlara hemen her ayarı-menüyü atayabiliyorsunuz. Artık sağ yüzük ve orta parmağımı faydalı işler için de kullanabiliyorum :). Yalnız bir durum var: Canlı önizleme fonksiyonunu çok kullandığım için bunlardan birini ona atadım, diğerini de "hızlı menü"ye ayarladım (My Menu'nün en üstündeki ayarı göstersin istedim). Yani hızlıca erişmek istediğim 1-2 diğer fonksiyon için yer kalmadı. Peki neden hızlı menüye atadım? Çünkü Canon'da olduğu gibi Picture Controls için ayrı bir tuş yok, ve ben bunu da çok kullanıyorum.
  • D700'de sonsuz özelleştirme seçeneği var. 3 günde anca neyin ne olduğunu anlayabildim (ya da anladığımı sanıyorum :) ). Örneğin varsayılan ayarda saniyede 5 kare çekebilen aleti saniyede 1,2,3,4, ve 5 saniye çekim yapmaya ayarlayabiliyorsunuz, veya ekranın kapanma süresini menüler için, çekim bilgisi ekranı ve fotoğraf ön izleme için ayrı ayrı belirleyebiliyorsunuz. Ben çoğunu kullanmıyorum. Yazılanlara göre D700 D3'ten daha fazla özelleştirme seçeneğine sahip(miş).
  • D700'ün menüleri hala eski. Birçok fonksiyona gidebilmek için tren gibi aşağı uzanan menüleri gezmeniz gerekli. Pentax K10D'de de aynı durum vardı, ama Pentax yeni gövdelerinde menüleri geliştirdi. Canon'un menüleri mantıklı sekmelere bölünmüş ve her sekmedeki ayarlar ekranda bir anda görünebiliyor, böylece sadece sekmeler arasında geziyorsunuz. D7000'e baktım, hala eskisi gibi.

Soldaki D700, sağdaki 5DMarkII'nin menüleri
  • İki gövde de elde yeterince sağlam duruyor. "Nikon daha sağlam, Canon elde oyuncak gibi kalıyor" diyen arkadaşlara buradan selam ediyorum. XXXD serisi belki ama XXD ve XD serileri pek oyuncak gibi değil. D700 çevre koşullarına karşı biraz daha iyi korunaklı, bunun yanında 5DMarkII de kötü değil. Ben 5DMarkII + 24-105 ile 15 dakika kadar çok hafif yağmurda (mecburen) çekim yaptım, hiçbir sorun yaşamadım. Unutmamak gerek ki tam koruma için objektifin de nem-toz geçirmez olması gerekli, ve Canon objektifin önüne bir filtre takmanızı öneriyor (UV, polarize vs..).
  • D700'de "Sanal Ufuk" yardımı var. Benim gibi bir türlü düz çekmeyi başaramayanlar için çok önemli. İsterseniz optik bakaçta isterseniz LCD ekranda bu yardımı görebiliyorsunuz. Pentax'taki uygulama bence daha iyi ama 5DMarkII'de hiç yok.
  • D700'de artık Nikon'da standart haline gelen "ışık saçaklanmalarını JPEG'de otomatik düzeltme" var. Canon en sonunda 60D'ye böyle birşey koyabildi. Daha çok RAW çektiğim için büyük dert değil ama eş-dost fotoğraflarında RAW kullanmadığım için yararlı birşey.
  • Nikon'un "Active D-Lighting" özelliği Canon'un "Auto Lighting Optimizer"ından daha başarılı. Bu seçenekler aşırı karşıt (kontrastlı) sahnelerdeki aşırı aydınlık veya karanlık kısımları düzeltmeye çalışıyor. Bu gene JPEGler için önemli, ben genelde kapatmıyorum ama en düşük ayarda tutuyorum.

Biraz Daha Kullanım

D700 ve 5DMarkII arasında bir takım temel özelliklerde çok derin farklar var. Aşağıda onları belirtmeye çalıştım:

  • D700'de 51 noktalı AF sistemi var. Bu noktaların orta kolondaki 15 tanesi çapraz. 5D MarkII'de 9 tane görünür 6 tane görünmez yardımcı olmak üzere 15 tane netleme noktası var. Bunlardan yalnız ortaki nokta çapraz. D700 elime geçene kadar bu farkı çok önemsememiştim, biraz oynamaya başlayınca farkı görüyorsunuz. D700 sahneyi analiz edip insan varsa yüzüne, yoksa genellikle sizin istediğiniz nesneye odaklanıyor. Alıştığım "önce odakla, sonra kadraj değiştirip çekim yap" sistemini nerdeyse unuttum, artık kadrajı yapıp D700'ün doğru yere odaklamasını bekliyorum ve çekiyorum. Aşağıdaki sahnede ben kadrajı oluşturdum, D700 anında konuşanın yüzünü buldu ve orayı odakladı. 5DMarkII olsa önce yüze odaklanıp kadrajı ayarlayacaktım ve çekim yapacaktım. Mesele şu ki, D700 her zaman istediğiniz objeye odaklanmıyor. Bazen alakasız bir yere odaklanıyor, çekimi kesip odak noktasını elle seçmek zorunda kalıyorum; böyle durumlarda istediğim sahne kaçmış olabiliyor. Çok AF noktası kesinlikle spor ve uçan kuş fotoğraflarında büyük avantaj, ama benim çektiğim tarza uymuyor.
D700, 1/320, f2.8, ISO2800

Kısa bilgi: DSLRlar genelde yatayda veya düşeyde karşıtlık değişimini kullanarak netleme yaparlar. Örneğin yukarıdaki fotoğrafta balonlar siyah perdeyle bir karşıtlık oluşturuyorlar, veya konuşmacının yüzü siyah perdenin önünde parlıyor. Böyle durumlarda netleme yapmak kolay oluyor, ama eğer netleme noktasında karşıtlık yoksa alet sapıtmaya başlıyor. Örneğin gene yukarıdaki sahnede siyah perdeye netlemeyi her makine yapamaz, çünkü renk hemen hemen aynı ve bir desen görünmüyor. Çapraz netleme noktaları aynı anda hem yatay hem düşeyde karşıtlığa bakarak netleme yaparlar, bu yüzden en ufak bir renk-ton-ışık değişiminde bile doğru noktayı yakalarlar. Yukarıdaki sahnede D700'ün en sağdaki netleme noktası perdenin ortasına netleyemezken ortada seçtiğim bir çapraz netleme noktasının netlemeyi yapması 1 saniye sürmedi.

  • 5D MarkII'nin ilginç biz özelliği var: Aşırı düşük ışıkta orta noktası mükemmele yakın netleme yapabiliyor. İki makine üzerinde 50mm f1.8 objektif kullanarak mum ışığında yaptığım denemelerde 5DMarkII 8/10 başarıyla netleme yaparken D700, yalnız orta noktayı kullandığım halde, 6/10 başarı yakaladı (objeyi gözümle bile zor seçiyordum). Canon lens 2 defa noktayı bulmak için gezinti yaparken Nikon 4 defa noktayı yakalayamayıp ileri-geri arama yaptı. Biraz blog karıştırırsanız bunu başka kullanıcıların da yaşadığını görürsünüz. Bu yüzden 5DMarkII + 50mm f1.2 veya 85mm f1.2 ile gece fotoğraf çekmek daha uygun galiba.
  • Nikon saniyede 5 kare çekerken Canon 3.9 çekebiliyor. D700'e pil aparatı takarsanız bu rakam saniyede 8'e kadar çıkabiliyor. 51 Af noktası + saniyede 8 çekim + iyi yüksek ISO performansını düşünürseniz D700'ün hız gerektiren çekimler için en uygun gövdelerden biri olduğunu anlayabilirsiniz.
  • EV telafisi için Canon'da arkadaki tekerleği döndürmek yeterliyken D700'de önce gerekli  tuşa basıp arkadaki tekerleği çeviriyorsunuz. Sahada aceleniz varsa 1 saniye bile önemli, o yüzden zaman kaybetmemek gerek.
  • D700 daha hızlı fotoğraf çekiyor. Saniyedeki çekim hzı değil, deklanşör gecikmesi de daha düşük. D700 deklanşör gecikme süresi 0.4 milisaniye, 5DMarkII'nin 0.73 ms verilmiş. "milisaniye nedir ki" diye düşünebilirsiniz ama bir önceki maddede dediğim gibi, bazen 1 saniye bile çoook önemli olabiliyor. Ayrıca çekerken D700'un tepkisi daha hızlı oluyor.
  • D700 Nikon flaşları (SB600, SB700, SB800, SB900) kablosuz olarak yönetebiliyor. Canon'un kablosuz flaş yönetebilen ilk modeli 7D. 5DMarkII'de bu iş için ya 580EX flaş veya ST-E2 tarzı bir kablosuz flaş kumandası alacaksınız. Kıl Canon...
  • D700'e APS-C algılayıcılar için üretilmiş DX objektif takılabiliyor. Örneğin elinizde 35mm f1.8 lens varsa ve satmaya kıyamıyorsanız, D700 ile bu lensi kullanabiliyorsunuz. Bu durumda çözünürlük 12'den 5MP'ye düşüyor, ama bu bile pekçok durum için yeterli. Canon da 5DMarkII'de EF-S lenslere izin verseydi tahminimce 10-12MP görebilecektik. L olmayan lensleriyle güneşlik (parasoley) bile vermeyen bir markadan bu güzellik beklenmez tabii ki, ama başka bir güzellik var:
  • Canon ile DPP, Zoom Browser, EOS Utility, Panorama Stitch gibi birçok yararlı program bedava geliyor. D700 ile gelen programları bilgisayara kurmaya bile gerek yok, daha iyi bedava programlar var. Nikon'un parayla sattığı CaptureNX bayağı gelişmiş bir program ama katır gibi ağır, Canon'un DPP'si bu konuda neredeyse piyasanın en iyisi diyebilirim: Müthiş hızlı ve yeterince becerikli. Ayrıca EOS Utility yardımıyla 5DMarkII'yi PC'den yönetebiliyorsunuz, bildiğim kadarıyla Nikon'da bu da parayla satılıyor (ve inanılmaz pahalı). EOS Utility programını burada iş üzerinde göstermiştim. Panorama fotoğraf yaratabildiğiniz "Panorama Stictch" de cok kullandığım programlar arasında. "Nikon kullanıcı dostu" diyen arkadaşlara hatırlatayım dedim, para kazanmayı hedefleyen (ve buna mecbur olan) firmaların hiçbiri sizi düşünmez, sadece bunu size farklı şekillerde yansıtırlar.
  • D700'deki AutoISO (otomatik ISO ayarlama) seçeneği 5DMarkII'dekinden fersah fersah ötede. Nikon'da taban ve tavan ISO değerleriyle beraber Av modundayken istediğiniz minimum enstantane hızını belirleyebiliyorsunuz. Bu neye yarıyor? Örneğin 50mm ile çekim yapıyorsunuz. Maksimum ISO'yu 6400 ayarlayıp "mimimum shutter speed" değerini 1/60 yaparsanız makine 1/60'a kadar ISO'yu arttırmıyor, ancak 1/60 ve altına indiği zaman ISO'yu arttırıyor. 5DMarkII'de yalnız maksimum ISO değerini belirleyebiliyorsunuz. Fakat burada bir yamuk var: Alet lens odak mesafesine göre bu enstantane değerini kendi arttıramıyor. Örneğin 50mm lens için yanlışlıkla 1/30 değerini bırakırsanız, alet enstantaneyi 1/30'a kadar çekiyor ki ISO artmasın. Böyle bir durumda lens odak mesafesini okuyup 1/50'nin altına inmemesini beklerdim. Belki benim göremediğim bir ayarı vardır bunu yapmasını sağlayan (Canon'daki safety Shift benzeri bir seçenek gibi).




    3 yorum:

    1. bence bu bir tutku dur nikon veya canon.kabullenmek veya alismakla alakali birazda tabi her iki makinanin farkli ozellikleri var .amac fotoraf cekmekse bada gonul isi bence onemli olan guzel kareler yakalamak .eski bir ata sozunu hatirlatayim tum bu makaleleri okuyan arkadaslara oynamaya gonlu olmayan gelin yerim dar gerim dar der imis.bizim usdad larimiz eski zaman makinalariyla ne kareler yakalamislar kendi imkanlariyla manuel den de oteye.simdi hersey nerdeyse ful.ama bu marka rekebeti bu pazar kapma dha cok satma daha 1 yil bitmeden onlarca model.birde bu markalardan ekmeyine yag surulenler!!! ramazan davulcusu gibi hayydee su marka daha ustun sumarka da su foksion yok.diye bagiranlar ceplerini dolduran lar.bence bunlarin hepsi cep faresi.yani ovdukleri maka dan gelir elde edenler.perdenin arkasi boyle!yani madalyonun diyer yuzu malesef boyle.tabiki makinalar ve teknik ozellikleriye ilgili bilgi vermek cok guzel amatorleri yeni baslayanlari meraklilara fotorafi sevdirmek iyi hakkini vererek!!yok canon oyuncak gibi yoy nikon hantal veya pentax soyle sony falan caz cuz!!insanlarin kafasini allak bullak ettiler bu davul cular!!cook biliyor saniz yeni bir icad yapin yeni bir marka yaratin da gorelin sizi!!gercek usdatlar gercek bilgi verenlerdir dunyamizda milyonlarca fotoraf tutkunu vardir.izzet keribar i( a b c x)markalar onceden tanimazlardi cunku iplikci idi yani textil ci.ama goren gozu vardi simdi(a b c x) markalar enson urunlerini hediye ediyorlar dir galiba!! bizim markanin reklami olsun diye arkadaslar bence onemli olan gozler dir.goren gozunuz veya gozumuz varsa herseyi yani(a b c x)markalara daha iyi karar veririz birakalim da markalar kendi reklamlarini pazar paylarini kendi hakiyla kazansinlar davul calip kafa karistirmayalim lutfen kimse urununu bedava satmiyor.ben bu isin kraliyin diyen marka varsa acsin kesenin agzini 1000 lerce ogrenciye bedeva makina dagit sin markasini sevdirsin!!!birde tum makalarin kabul edildiyi fotoraf yarismalari duzenlesin tarafsiz juri olustursun.ozaman hakkidir konusmak markasini ovmek yada senin veya benim ovmem yerinde olur.herkese saygilar yanlis bir sey yazdiysam afola .gercek bir fotoraf sever.

      YanıtlaSil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      YanıtlaSil
    3. O kadar güzel ve hevesli bir yazı yazmışsın ki, hem teşekkür ediyorum, hem tebrik. Ellerine sağlık.

      YanıtlaSil