TAŞINDIK: http://halkboyleistiyor.com.
Önemli olan boyu değil işlevi... Yazının özeti bu, aşağıdakileri okumasanız da olur.
Bir zamanlar Canon G11 gibi ufak boyutlu makinelerle de iyi fotoğraf çekilebildiğini anlatmaya çalışmıştım. G11'i havaalanında kaybedince (ve birkaç ay yasını tutunca) benzer boyutlarda Olympus E-PL1 aldım. Bu linkte incelemiştim kendilerini. Aynı gün NEX-3 de aldım, ucuza bulunca :) Ucuza bulsam kamyon tekerleği de alırmışım o gün, nasıl bir ruh haliyse... Neyse, NEX-3'ü de bu linkte D700, 7D ve 5DMarkII ile karşılaştırmıştım.
Berlin'de Saturn mağazasında NEX-5N'in iki lensli setine rastlayınca gözüm "tax-free" tabelası aradı, o tabelayı bulunca makineyi almam gerektiğini hissettim :) Aslında NEX-7'yi bekliyordum uzun süredir, ama yeni dönüştürücü ve elektronik bakaç bana daha çekici geldi (bu EVF yukarı da dönebiliyor). NEX-5N + dönüştürücü + EVF neredeyse NEX-7 parasına geliyor.
Panasonic ve Olympus'la başlayan "aynasız" devrimi diğer markaları da sardı. Sırasıyla Sony ve Samsung benzer ürünlerini çıkardı. En son Pentax ve Nikon da yeni aynasız ürünlerini duyurdular. Yalnız firmalar piyasayı kendi taraflarına çekmek istediklerinden çok farklı stratejiler izliyorlar:
BAK AYNASIZLAR GELİYOR SELAM VERİYOR
Önce genel algılayıcı boyutları:
Nikon 1'in yeni algılayıcısının alanı 1" algılayıcınınki kadar, ama boyutlar farklı.
Olympus ve Panasonic: Mikro 4/3 sistem kullanıyorlar. Algılayıcı boyutu 4/3 sistemdekiyle aynı. İlk örnekler 12MP ile çıktı, şimdi Panasonic çıtayı 16MP'e yükseltti. İki marka da m4/3 standardına uyduğu için birbirlerinin lenslerini kullanabiliyor. Örneğin ben E-PL2 ile beraber Panasonic 100-300mm ve 20mm f1.7 kullanıyorum. m4/3 sistemde şu ana kadar Olympus E-P1, E-P2, E-P3, E-PL1, E-PL2, E-PL3, E-PM1, Panasonic G1, G2, G3, GH1, GH2, GF1, GF2 ve GF3 olmak üzere 15 adet gövde, 30'a yakın lens çeşidi çıktı, ve lens sayısı her sene inanılmaz hızlı artıyor. Noktor ve SLR Magic'in m4/3 sistem için ilginç lensleri var. Özellikle Panasonic'in yeni X serisi lenslerinde elektronik alanındaki tecrübesini de görebiliyorsunuz. Lensleri DSLR muadillerine göre bayağı ufak. Otomatik netleme performansı son seride (EP-3, E-PL3, E-PM1, G3, GF3) çok gelişti, şu anda netlemeyi ilk yakalama hızları DSLRlar kadar iyi (hatta bazılarından daha iyi).
![]() |
| Bu garip fotoğrafı PEN'in tanıtım broşürlerinden birinde gördüm. Daha da acaipleri var ama PEN ismini lekelememek için buraya almadım. Ne bu la, bu ne la, ne la bu, la bu ne? |
![]() |
| Alooooo, G3 ve GF3 çıktı alooooo... Bir de "Lumix G2 Türkiye'de satılmayacaktır" demişler. Neden acaba... |
Sony: Sony, elektronikten gelen tecrübesini Minolta ile birleştirince DSLR piyasasında önemli oyunculardan biri oldu. Ayrıca kökleşmiş Canon-Nikon üstünlüğünü kırmak için radikal değişikliğe ihtiyac var, Sony de bunu optik bakacı kaldırıp video ve çekim hızını geliştirerek yapmaya çalışıyor. Teknolojik üstünlüğün farkını NEX'in ufacık gövdesinin içindeki kocaman APS-C algılayıcıyı görünce anlayabiliyorsunuz. Şu ana kadar çıkmış 4 tane NEX gövdesi var: NEX-3, NEX-5, NEX-C3 ve NEX-5N. Bir de duyurulan ama (bu yazı yazılırken) piyasada olmayan 24MP'lik NEX-7 var. Şu anda duyurulan ve satılan 7 tane Sony NEX uyumlu lens var (bağlantıdakilere ek olarak bir de Zeiss 24mm f1.8 var). SLR Magic gibi diğer firmalar da NEX'in popülerliği arttıkça yeni lenslerini duyuruyorlar. Artık algılayıcı boyutundan mıdır bilinmez, lenslerinin çoğu normal DSLR lensi boyutunda. Sony şu anda sabit odaklı ve ufak lens modellerine çalışıyor.
Samsung: Samsung da elektronik ağırlıklı bir firma. Zamanında Pentax ile ortaklık kurup bu işi öğrendi, sonra "herkes kendi yoluna" deyip kendi yolunu çizdi. Şu an itibariyle NX5, NX100, NX200, NX10 ve NX11 olmak üzere 5 gövde var. Şu ana kadar duyurulan 9 adet lens var. Gövdelerde APS-C algılayıcı var. İlk modeller 14.6MP idi, son duyurulan NX200 20.3 MP.
Nikon: Nikon da aynasız kervanına katılayım dedi, ve "1" serisini çıkardı. Algılayıcı Nikon CX formatında (2.7x kesme çarpanlı), dolayısıyla m4/3lerden ufak, şu anda en büyük kompakt makine algılayıcı boyutu olan 2/3"lerden daha büyük, yaklaşık alanı 1"lik algılayıcılarla aynı. (Panasonic, LX-5'ten sonra çıkaracağı LX serisinde 1"lik algılayıcı kullanabileceğinin haberlerini veriyor. Böyle olursa Nikon 1 artık hiç alınmaz herhalde) 4 tane lens duyurusu yapıldı.
Pentax: Başarılı optik uzmanı Pentax da "Q" ismini verdiği yeni sistemle aynasız sistemlere giriş yaptı, ama tahminimce çıkışı hızlı olacak. Q sistemde 1/2.3" algılayıcı kullanılmış ki bu algılayıcı şu anda piyasadaki kompakt makinelerdeki en küçük boyutlu algılayıcı. 120$'a alacağınız bir kompaktta bile aynı boyutta algılayıcı var. Aslında sistemin fiyatı 300$ civarı olsa belki Pentax hayranlarından ilgi görebilir, ama mevcut fiyatlarla bu zor.
Canon ve Fuji'de şu anda hareket yok. Fuji tarafından "tam kareden küçük APS-C'den büyük algılayıcılı ama mevcut tam kare gövdelerden yüksek ISO'da daha iyi performanslı ve daha iyi çözünürlüklü bir sistem çıkaracağız" haberleri geliyor (yani D3s ve D3x'ten daha iyi olacakmış). Bayağı iddialı, bakalım ne olacak.
NEX
NEX sistemi, kısaca, ufacık bir gövde içinde kocaman algılayıcı ve normal DSLR boyutlarında lenslerden oluşuyor. Gövdeler standart bir kompakt makine boyutunda, ama içinde APS-C algılayıcı var. Durum böyle olunca lensleri ufaltmak da zor oluyor. Bu yüzden NEX sisteminin lensleri şu anda rakiplerine göre biraz daha büyük.
NEX serisi genel olarak "kompakttan gelenleri rahat ettirelim" düşüncesiyle tasarlandığı için üzerinde az düğme var, ve kontroller genel olarak menülere gömülü... idi. Sony bir bellenim ile birkaç düğmeye farklı fonksiyonlar atayınca kullanım biraz daha kolaylaştı.
NEX-3 ve NEX-5 14.1 MP'lik algılayıcı ile çıkmıştı. Sony geçtiğimiz aylarda NEX-3'ü yenileyip NEX-C3'ü piyasaya sürdü. NEX-C3'te gövde biraz daha küçüldü ve yeni D7000, A55, K-5 ve D5100'de de kullanılan 16MP'lik algılayıcı kullanıldı.
Sonra Sony büyük bombayı duyurdu: 24 MP'lik NEX-7, A77 ve A65. Vay anam vay... NEX-7 ve aynı zamanlarda duyurulan Zeiss 24mm f1.8 ile Sony artık "bakın NEX serisi artık büyük oynayacak" diyor. NEX-7'de yok yok: 2.4M noktalı OLED elektronik bakaç, yeni 24MP APS-C algılayıcı, 3 tane kontrol tekeri, elektronik perde, 20ms deklanşör gecikmesi (D3s'ten daha iyi), AVCHD 2.0 1080p video, artistik görünüm...
Tüm bu hengame arasında, biraz da sessiz sedasız, NEX-5N duyuruldu. Ortada 24MP'lik aletler dururken kim takar Yalova Kaymakamını? ... derken NEX-5N'nin yüksek ISO testleri internete düştü...
NEX-5N
Herşeyden önce söylemeliyim ki, bu makine benim olduğu için kesinlikle mükemmel. Öyle olmalı, çünkü benim. "En güzeli benimki olmalı", öyle değil mi? Canon ve Nikon kullananlar sadece gösteriş için DSLR alıyor, hepsi cahil cühela takımı. Piyasada çok olduğu için alıyorlar. Halbuki bu markayı alanlar ne kadar harika ve mükemmel. Çok akıllıyız biz. Ah biz yok muyuz biz...
Yukarıdaki paragrafa benzer cümleleri bazı markaların forumlarında görüyorum. İbretlik olsun, siz de görün diye yazdım :) Halbuki sana ne başkasından?
NEX-5N aslında algılayıcısı yenilenmiş NEX-5'ten başka birşey değil... gibi duruyor ama durum pek öyle değil. Yeni özellikler NEX-5'e göre "bence" gövdeyi daha çekici hale getirmiş. Peki ne bu yeni özellikler?
Yenilikler
- 16.1MP'lik yeni algılayıcı. Pentax K-5, Sony A35, Nikon D5100, D7000 ve NEX-C3'te de aynı algılayıcı var. "Aynı" diyorum ama Sony 5N'dekinin daha gelişmiş olduğunu söylüyor.
- Seri çekim hızı saniyede 7 çekimden 10 çekime çıkmış. Bu hızı yalnız 1 saniye koruyabiliyor, sonra saniyede 2 kareye düşüyor. Aslında burada "saniyede 10 kare" yerine "1 saniyede 10 kare" demek daha doğru :)
- AVCHD 2.0 standardı gelmiş. Böylece 1920x1080'de gerçekten 50 veya 60 kare/saniye çekebiliyorsunuz. Bu standardı destekleyen ilk makinelerden biri.
- (Nihayet) JPEG fotoğraflarda lense bağlı optik bozulmaları düzeltme.
- Dokunmatik ekran. Nex-5n'de "resistive" dokunmatik ekran var. "Capacitive" olmamasına rağmen yeterince hassas. Menülerde ve ikonlarda da hafif değişiklikler yapılmış, dokunarak ayar yapabilmek için.
- Elektronik vizör takılabilme. Sony'nin yeni OLED vizörünün çok iyi olduğunu söylüyorlar. Olympus VF-2 bile çok iyi ve Sony'nin yeni vizörü Olympus'un iki katı çözünürlüğe sahip ve OLED! Deneyenler mükemmel olduğunu söylüyor. Aynı vizör NEX-7 ve A77'de bütünleşik olarak var ama NEX-5N'e takılan yukarı da dönebiliyor.
- ISO'nin 100'e inebilmesi (25,600'e çıkması da iyi ama algılayıcının gerçek gücünü ve detayları gösteren ISO100 nihayet konmuş).
- Otomatik ISO'nun üst değeri 3200 olmuş. Aslında NEX-5/3'te bile ISO3200 kullanılabiliyor.
- Biraz daha iyi pil ömrü. Yaklaşık 430 poz çekebiliyorsunuz. Ben LCD'yi cimri kullanıp 500 civarı poz çekebildim.
- Daha hızlı menü geçişleri. Nex-5N'in menülerinde gezmek ve seçenekleri, değiştirmek çok daha hızlı.
Ve "bence" gavurların game changer dedikleri iki yenilik:
- Elektronik ilk perde sistemi (Türkçesi'ni "Ön perde deklanşörü" olarak çevirmişler). Bu özellik açıksa deklanşör gecikmesi 20 milisaniyeye iniyor! Şaka gibi, çünkü bu gecikme süresi D3s'ten bile daha hızlı. Olympus E-PL2 şimdi gerçekten yavaş gelmeye başladı gözüme...
- Vurgulama (Focus peeking). Bu özellik açıkken manuel netleme yaparsanız, LCD'de net olan noktalar beyaz (veya kırmızı veya sarı) renkle belirgin hale geliyor, böylece normalde işkence olan "LCD'den elle netleme yapmak" işi çocuk oyuncağı kadar kolaylaşıyor.
FİZİKSEL
![]() |
| Nex-5n ve algılayıcısı. Bu bir kompakt makine olsa algılayıcı o kadar küçük görünürdü ki "aha burada" diye okla göstermek zorunda kalırdım. Yukarıda bir yerlerde Pentax Q'nun broşürüne bir bakın... |
![]() |
| Olympus E-PL2 ile yanyana. Yeni E-PL3 biraz daha ufak. |
![]() |
| E-PL2 ve Nex-5n, yukarıdan. |
![]() |
| Kit lensler ile. |
Aslında Nex'in kit lensi bildiğiniz DSLR kit lensleri kadar büyük, ama bir farkı var: Neredeyse tamamen metal. Diğer markalarda kit lens, doğal olarak ucuz olması için, plastik ağırlıklı yapılırken Sony NEX'in kit lensi için malzemeden çalmamış. Yapısı herhangi bir orta sınıf lens kadar, hatta çoğundan daha sağlam. Peki bu kadar sağlam ve kaliteli lense gerek var mıydı? Ben bu lensin plastik ama daha ucuz olmasını isterdim. Plastik olsa belki biraz daha ufak yapılabilirmiş. Lenste OSS sistemi var (Optik titreşim azaltıcı). Zoom ve netleme halkaları hassas.
![]() |
| Solda 5n, sağda 5. Fark göremiyorum, ya sen? Fark var tabii ki, NEX-5n benim olduğu için NEX-5'ten daha yakışıklı görünüyor :) |
![]() |
| Biraz açıyı arttıralım. Farklar hala minimum. NEX-5'in üst tarafındaki köşeler 5N'de açılandırılmış. |
![]() |
| Tepeden. |
![]() |
| Hala minimum farklar |
![]() |
| NEX-5n + LA-EA1 + Sony 30mm f2.8 makro lens |
Aslında ufak gövdeye dönüştürücü + lens takınca denge biraz bozuluyor gibi, ama 85mm f2.8 ve 30mm f2.8 makro lensler plastik ve hafif olduğu için çok dert olmuyor. Ayrıca yukarıdaki kombinasyon ile makro çekmek bayağı kolay çünkü o kadar hafif ki üçayağı garip şekillerde dengelemek için uğraşmak gerekmiyor.
MENÜ
NEX'in menülerini anlamak için aşağıdaki fotoğraflara bakmak yeterli:
Ne anladınız? Bir şans daha vereyim:
A szomszéd utcában
Szeretnék egy almát
Siz bu yazılara bakınca ne hissettiyseniz, NEX'in menüsüne girdiğinizde de aynı şeyleri hissediyorsunuz: Nası yani? (yukarıdaki yazılar Macarca).
Biraz abartıyorum tabi.
NEX serisinin en büyük dezavantajı biraz karmaşık menüleri. Az düğme olması menünün daha gelişmiş olmasını gerektiriyor, ama Sony sağolsun kendine göre bir mantıkla benzer fonksiyonları garip başlıkların altına koymayı becermiş. "Adam gibi menü nasıl olur?" diye soranlar Canon'un 40D'den itibaren revize ettiği DSLR menülerine bakabilir. Aslında yeni DSLRların tamamının menüleri NEXlerden daha iyi. DSLRları geçtim, kompaktlarda bile daha anlaşılır ayar menüleri var artık (Fuji hariç diyelim), Sony bunu neden düzeltmiyor hayret ediyorum.
![]() |
| NEX-5N'in menüsü (gerçeği renkli, cicili-bicili birşey) . Türkçe'sini bulamadım, idare edin. |
Çekim modları (Shoot Mode):
- Akıllı otomatik (Intelligent Auto)
- Sahne seçimi (Scene Selection)
- Sarsıntıdan doğan bulanıklığı engelleme (Anti Motion Blur)
- Panorama taraması (Sweep Panorama diye de artistik bir adı var :) )
- 3B Panorama taraması
- Tam Manuel mod (M)
- Deklanşör öncelikli mod (S)
- Diyafram öncelikli mod (A)
- Program oto (P)
Burada sıkıntı yok. Eliniz hızlanırsa menüden modu değiştirmek normal DSLR'a göre 2 saniye fazla sürüyor. Aslında fiziksel bir düğöe olsaydı makineyi açmadan hangi modda olduğunuzu görebilirsiniz, Nex-5N'de aleti açmadan anlayamıyorsunuz.
Kamera:
Eğlencenin başlangıcı burada. "Kamera" isimli bir menünün altında hangi ayarların olmasını beklersiniz? Yahu senin elindeki zaten bir "kamera" değil mi? Sizce hangi "kamera" seçenekleri burada olabilir? Görelim:
- Sürme modu (Drive mode): Seri, tek çekim, kumandayla çekim gibi seçenekler burada. Kısayol düğmelerinden biriyle buna doğrudan ulaşabildiğimiz için burayı hiç kullanmıyorum.
- Flaş modu
- Otomatik odaklama / Elle odaklama
- Otomatik odaklama alanı: Orta nokta, seçilen bir nokta veya tüm ekranda çoklu odak noktası seçenekleri var.
- Nesne takibi: Çekimin başında belirlediğiniz bir nesneyi NEX-5n takip edebiliyor. Burada dokunmatik ekran çok yararlı. Ekranda istediğiniz noktaya dokunuyorsunuz, makine oraya odaklanabilirse ve obje veya insan ekranın içinde hareket ederse onu takip ediyor.
- Hassas dijital yakınlaştırma
- Yüz algılama
- Yüz kaydı: Bu seçenekte istediğiniz 10 tane yüzü kaydediyorsunuz, sonraki çekimlerde önce bu yüzlere önem veriyor.
- Gülümseme deklanşörü: Ekranda gülen yüz olursa alet fotoğraf çekiyor. Olmazsa olmaz bir özellik... mi acaba?
- Yumuşak ten efekti: Ekranda olan bir yüzü tanırsa, teni yumuşatıp pürüzsüz bir görünüm yaratıyor. Bazen işe yarıyor, bazen yaramıyor.
- Çekim ipucu listesi: Makinenin kullanımıyla ilgili yararlı bilgiler veriyor. Peki bu seçenek neden "Kamera" menüsünde? Hımmmm...
- LCD ekran: Ekranda görünen bilgi miktarını ayarlıyorsunuz. Bir düğmeden (DISP) bu seçeneği yapabildiğiniz için menüye girmeye gerek yok.
- Vizör ekranı: Eğer 350$'ınız varsa bir EVF alıyorsunuz, sonra o vizördeki bilgileri buradan ayarlıyorsunuz.
- DISP düğmesi: DISP düğmesine bastıkça hangi bilgilerin ekrana sırayla geleceğini seçiyorsunuz. Örneğin ben "Grafik ekran" seçeneğini kapattım.
Görüntü Boyutu (Image Size):
Burada fotoğraf boyutunu, kalitesini, Panorama fotoğrafların boyu ve çekeceğiniz yönü, video boyutu ve formatını seçebiliyorsunuz. Panorama'nın yönünü neden buradan seçiyoruz? Bu yönü "Panorama modu"nu seçtiğimiz anda seçsek olmaz mı? Bana mantıksız geliyor, ama elin Japon'u öyle uygun görmüş.
Fotoğraf boyutu olarak 16MP, 8.4MP ve 4MP seçebiliyorsunuz. 19:9 ve 3:2 oranları, kalite olarak da Fine, Standard, RAW ve RAW+JPEG seçilebiliyor (Türkçe menüde de bu seçenekler "Fine" ve "Standar" olarak geçiyor).
Parlaklık/Renk:
- Pozlama telafisi
- ISO
- Beyaz dengesi
- Metraj kipi (??? Menüde Türkçesi böyle - Metering mode)
- Flaş pozlama telafisi: Flaş modu seçeneği başka bir menüde, pozlama telafisi başka menüde. Güzelmiş.
- DRO/HDR
- Resim efekti (Picture effect): Minyatür, Zengin tonlu siyah/beyaz, HDR, Yumuşak odak, Yüksek kontrastlı siyah/beyaz, Kısmi renk, Yumuşak High-key, Retro, Posterleştirme, Pop, Oyuncak kamera gibi modlar var. Makinedeki menüyü Türkçe yapıp aynen buraya aldığım için isimler biraz garip. RAW+JPEG çekerseniz bu efektler çalışmıyor.
- Yaratıcı tarz (Creative style): Siyah Beyaz, Canlı, Manzara gibi bilindik fotoğraf stilleri var.
Oynat (Playback):
Bilindik "oynat" menüsü. Kırpma, renk ayarı vs.. gibi düzenleme yapamıyorsunuz.
Kurulum (Setup):
Tonla ayar var. Burada bence önemli ayarlar:
- Ön perde deklanşörü (Front curtain shutter): Bu seçeneği aktif hale getirirseniz pozlama mekanik sistem yerine elektronik bir "perde" ile hallediliyor. Bu sayede deklanşörün gecikme süresi 20ms gibi çok düşük bir rakama iniyor.
- Yüksek ISO gürültü giderme: Ben bunu hep "Düşük" ayarına getiriyorum. "Standart" modda yüksek ISO'da fazla detay kaybı oluyor. "Kapalı" seçeneği yok.
- Lens telafileri de bu menüde. NEX-5N, Sony NEX lenslerindeki geometrik bozulma, köşe kararması ve kromatik renk bozulmalarını JPEGlerde düzeltebiliyor.
- AF mikro ayar: Orta ve üst seviye DSLRlarda yer alan "AF microadjustment" ayarı NEX-5N'de de var. Aslında kontrast bazlı otomatik odaklama yapan makinelerde (aynasızlar, kompaktlar) buna gerek yok, ama yeni LA-EA2 dönüştürücü aynı DSLRlardaki gibi "phase-detection" sisteme sahip olduğu için odak sorunları doğabilir, bu ayar onu engellemek için.
- Varsayılan tuş ayarları: NEX-5N'de 3 tane tuşa farklı ayarlar atayabiliyorsunuz. Bu tuşlar aşağıdakilerden B, C ve şekilde sağda gösterdiğim:
3 düğme ile NEX-5N'i yeterince hızlı bir şekilde kullanabiliyorsunuz.
- LCD parlaklığı: Bu ayar "otomatik" olarak geliyor, hemen "elle" ayarına çevirin yoksa LCD etraftaki ışığa göre parlaklığını ayarlayacak ve siz çektiğiniz fotoğrafı düzgün pozlayıp pozlamadığınızı anlayamayacaksınız. Buradaki faydalı diğer bir ayar da "Güneşli hava" seçeneği. Bunu seçince LCD inanılmaz parlak oluyor, böylece en parlak günde bile ekranı görebiliyorsunuz.
Genel olarak, Olympus Pen gövdeleri daha fazla özelleştirme sunuyor. Hatta E-PL1 ve E-PL2'deki seçenekler 5DMarkI'dekilerden fazla.
ELEKTRONİK ÖN PERDE DEKLANŞÖRÜ (ELECTRONIC FRONT CURTAIN SHUTTER)
Bu konuyu biraz daha açmak istedim, ama önce standart DSLRlarda perde nasıl çalışır onu anlatmak gerek.
Standart bir DSLR'da iki perde bulunur. Algılayıcının önünde bir perde durur (ön perde - front curtain. Aslında buna "ilk perde - first curtain" deniyor ama Sony farklı isim kullanmış). Siz düğmeye basınca bu perde yukarı doğru kalkıp algılayıcıyı açar, arkasından ikinci perde (arka perde - rear curtain) alttan gelip algıyıcıyı kapatır. Algılayıcının açık kaldığı süre "enstantane" (shutter speed) dediğimiz zamana denk gelir ve makine bu sürede sahneyi okuyup fotoğrafa çevirir. Özet:
- Ön perde açıldı
- Arka perde kapandı
- Arka perde kapandığı anda DSLR fotoğrafı okudu
Bu kadar laftan sonra şu iki animasyona bakarsanız daha iyi anlarsınız:
Yavaş enstantane: http://www.photocourse.com/itext/sync/
Hızlı enstantane: http://www.photocourse.com/itext/focalplane/
Burada da E-P1'in perde mekanizması: http://www.imaging-resource.com/PRODS/EP1/e-p1shutter320.mp4
Canlı önizlemeye sahip DSLRlarda bu durum biraz daha karışıyor. Eğer canlı önizleme açıksa bu perdeler de açık oluyor. Fotoğrafın çekilebilmesi için bu perdelerin tam kapanıp tekrar açılması gerekiyor (tam kapanmasının sebebi algılayıcıdaki görüntünün silinebilmesi). Yani perde kapanacak, sonra standart DSLR işlemi olacak, sonra perde tekrar açılacak ki canlı önizlemeye geri dönebilsin. Özet:
- Canlı önizleme için perde zaten açık
- Fotoğraf için düğmeye basınca ön perde kapandı
- Ön perde açıldı
- Arka perde kapandı
- Arka perde kapandığı anda DSLR fotoğrafı okudu
- Arka perde açıldı
Nasıl? İş biraz daha karıştı değil mi? Elinizde bir DSLR varsa canlı önizlemede çıkardığı sesleri dinleyin, normalde çıkardığı sesten daha fazla sayıda tik duyacaksınız (daha sessiz olsa bile).
NEX-5N'de olay şöyle gelişiyor:
- Canlı önizleme için perde zaten açık
- Algılayıcı "elektronik" olarak kapatılıyor (fişi çekiliyor diyelim). Ama bu "fiş çekilme" işlemi satır satır yapılıyor (aynen arka perdenin yukarı kalkması gibi algılayıcı yukarı doğru kararıyor). Bu kararma işlemi sırasında piksellere hemen enerji gönderilip görüntü yeniden oluşturuluyor. Daha basit anlatırsam, televizyonda aşağıdan tukarı doğru çıkan bir siyah çizgi düşünün. Siyah çizginin üstündeki pikseller kapatılırken altındakiler açılıyor, böylece algılayıcıdaki fotoğraf yukarı doğru silinirken aynı zamanda tekrar oluşturuluyor.
- Arka perde kapandı
- Arka perde kapandığı anda DSLR fotoğrafı okudu
- Arka perde açıldı
Buradaki kazanç ne? Dikkat ederseniz ön perdenin yaptığı "kapanıp açılma" işini elektronik olarak yaptık, böylece perde fiziksel olarak oynamamış oldu. Buradaki avantajlar:
- Daha az deklanşör gecikmesi
- Ön perde fiziksel olarak kapanmadığı için daha sessiz
- Ön perde kapanmadığı için perdenin ömrü kısalmaz
- Daha az titreşim
Bu sistemin dezavantajları da var. Bazı kullanıcılar yüksek enstantane hızlarında (1/1000-1/4000 arası) pozlamanın şaşabildiğini, hatta bazıları karenin bir kısmının fazla pozlandığını söylüyor. Ben hiç yaşamadım. Sony de kullanım kılavuzunda "Minolta lensler ile bu özelliği kapatın" ve "geniş çaplı lensler ile pozlama hataları olabilir, bu yüzden bu özelliği kapatın" diyor. Aslında burada "telecentric olmayan lenslerle kullanmayın" demek istiyorlar. En güzeli elinizdeki lenslerle bu özelliği denemek. Zaten bu özelliği kapatınca normal mekanik perde ile de çekebiliyorsunuz.
Aşağıda farkı göstermeye çalıştım:
Seçenek "kapalı" olunca ses "şıkık" olurken "açık" hale getirince "şık" duyuluyor.
ODAK VURGULAMA - OV (FOCUS PEEKING)
Bu seçeneği ilk duyduğum zaman her makinede var olan "LCD'de orta noktaya zoom yapma" olduğunu sanmıştım, bambaşka birşey çıktı.
Elektronik bakaç olmayan aynasız makinelerde elle netleme yapmak çok kolay değil. Manuel odaklama sırasında odak yaptığınız yere LCD'nin zoom yapması bir çözüm, ama hem kadrajı kaçırıyorsunuz hem zoom yapılan nokta kıpır kıpır oynadığı için manuel lens kullanmak çok kolay olmuyor. Olympus'un VF-3 elektronik bakaçı bu konuda çok yardımcı. Bu aleti almadan önce 50mm f1.4 OM lensimi kullanmak istemiyordum, VF-3'ü aldıktan sonra hiç korkmadan yanıma alabiliyorum (tam karede ışık alma becerisi olarak 100mm f1.4'e, alan derinliği açısından 100mm f2.8 lense denk geliyor).
NEX-5N'deki OV özelliği çok basit, ama muhteşem yararlı bir uygulama. Çok konuşmadan aşağıdaki videoyu göstereyim:
Gördüğünüz gibi ben lensin odak halkasıyla oynadıkça beyaz noktalar odak düzlemini takip ediyor.




















































