5 Mar 2012

Canon G1X Incelemesi - Bolum 1

TAŞINDIK: http://halkboyleistiyor.com

Not: 18-19 Mart tarihlerinde Gmail adresim hacklendi! 3 defa ABD'den adresime giris yapilmis. IP adresleri soyle:
173.9.207.174 , 65.23.50.220 , 216.81.97.163
Hayirlisi bakalim...



Bu yazidan once G11 incelemesini okumak isteyebilirsiniz. Istemeyebilirsiniz de. Ama simdi ben bunu yazdim diye bircok insan gidip okuyacak :) Okuyun tabi, okumaktan zarar gelmez. Okumazsaniz kindar genclik olarak kalirsiniz... 




SENI BEN NELERIN OLSUN DIYE MI SEVDIM

Baslik sacma geldiyse bir de Ebru Gundes’in agzindan dinleyin (sarkinin adi “Niyetini Bozma”). Muzik guzel de bu ne ki? Belki “.bnelerin” demek isterken agzindan “nelerin” diye cikiyordur, ne bilem?

Neyse...

Neyse dedim ama birsey daha soylemem lazim: Demet’in Kinali Bebek, Orhan Atasoy’un Gemiler klipleri gibi klipler nerede yahu? Elinde her turlu teknoloji var, canavar bilgisayarlar-yazilimlar var ama bizim yonetmenlerimizin elinden Serdar Ortac’in Gulben Ergen’in sikidim klipleri haricinde birsey cikmaz mi Allah askina? Bazen “suruden” kopmaya calisanlar oluyor tabi ama cok orjinalini goremiyorum. “Fikir” ile teknigin de biraz birlesmesi lazim tabi. Bir ara Manga’nin klipleri orjinaldi ama onlar da Avrupa’da bilmemne odulu alinca kopya Beatles klibiyle olayi bozdular. Dusunsenize, Kinali Bebek 1994 klibi (lisedeydim o zamanlar, gencmisim yani :( )! Gulu isiran kiz, salincakta seksi bakislarla sallanan gelin, elde degisik kinalar vs.. Cok acaip.. Ama klip guzel (kopya mi bilemiyorum). Gemiler’e zaten soylenecek hicbirsey yok, ardarda 80 kere seyretsen bikmiyorsun. Objektifin onune renkli filtre koyup ritmle beraber kamerayi saga-sola sallayan bizde yonetmen oluyor.


Demet - Kinali Bebek


Sen gecerken sahilden sessizce...

Ismail YK’nin Allah Belani Versin klibinde bile bir ruh var :) Kafayi sallayan, duvara bozuk Turkceyle (TÖĞBE?) yazi yazan isyankar cocuklar, beyzbol sopasiyla arabayi pataklarken “hıı!” diye bagirmasi falan...





Gene neyse

Filmli makineler cikti, mertlik bozuldu. Ressamlar ”yaraticiligi olduruyor” dediler. ”Sanat degil” dediler. “Bunun gelecegi yok” dediler.

Sonra otomatik odaklama sistemleri icat edildi, mertlik bozuldu. ”Sanatci dedigin fotografa ruhunu katar” dediler. ”Elle odaklamanin keyfi hicbiryerde yok” dediler. ”Bu kadar mekanik olunmaz ki canim?” dediler. Kimse ressamlarin dediklerini hatirlamadi.

Sonra sayisal makineler cikti, mertlik gene bozuldu. Filmli makineye alisik olanlar ”sanat degil” dediler. ”O havayi vermiyor” dediler. ”Nerde Kodachrome, nerde Velvia” dediler. Kimse manuel odakcilarin dediklerini hatirlamadi.

Sonra DSLRlar'a video geldi, mertlik bir daha bozuldu. ”Fotografin havasini olduruyor” dediler. ”DSLR ile video mu cekilir” dediler. ”Video isteyen kamera alsin” dediler. Oyle dediler, boyle dediler. Kimse film kullananlarin dediklerini hatirlamadi.

Sonra aynasizlar cikti, piyasa bir daha sallandi. ”Kucucuk makineyle fotograf mi cekilir, onun tadi optik bakacinda” dediler. ”Otomatik odaklamasi yerlerde surunuyor” dediler. ”Git giris seviyesi makine al, bunlarin fotograf kalitesi berbat” dediler. Dediler de dediler.

Aslinda herkesin dedigi dogru. Herkes alistigi, begendigi seyi istiyor. Degisiklik kolay degil. Filmciler hala “eski hava kalmadi” diyor ama sayisal makinelerden sikayet eden kac kisi kaldi? Bunun onunde durmak mumkun degil. Onemli olan “karsi durmak” degil “uyum saglamak”. Tabla, banyoyla, filmle ugrasmak isteyeni tutan yok.

Bir firmaya yeni bir sistem kurmaya calisanlar ic direncin ne kadar yuksek olabilecegini bilirler. “Biz boyle iyiydik, ne geregi vardi? Eski koye yeni adet mi olur?”

Tabi “yeni” her zaman “eski”den daha iyi olmuyor ama bu ayri bir konu. Simdi politikadan cok pis girerdim ama gene “birileri” tarafindan uyarilmayalim :)

YENILIK YA DA AYNILIK


Sayisal DSLR doneminde piyasayi derinden etkileyen bircok gelisme oldu. Ilk aklima gelenler sunlar:


* Ilk tıcarı sayisal SLR makine – Kodak DCS-100: Nur icinde yatsin (1991)
* 1000$ altinda satilan ilk DSLR – Canon 300D (2003 Eylul)
* Ilk govdede titresim azaltici kullanma: Konica Minolta Maxxum 7D
* Ilk normal boyutlarda tam kare govde – Canon 5D: Hala yeni nesil makinelerle karsilastirilacak kadar mukemmel fotograf kalitesi
* Canikon’a orta sinifta ilk ciddi rakip – Pentax K10D: Ergonomik, toz ve nem korumali tas gibi govde, ISO400’e kadar harika fotograf kalitesi, o donem daha pahaliya satilan Canon ve Nikon govdelerdeki ozellikler ve daha fazlasi, uygun fiyat. Hayir, K10D mukemmel makine degil ve ben Canon 40D’yi tercih ederim ama K10D sonrasinda tum markalar meydanin kendilerine kalmadigini anladilar.
* Yuksek ISO’da Canon’a ilk rakipler – Nikon D300 ve D3: Nikon’un daha once de iyi makineleri oldu ama Dunya Kupasi’nda beyazin yaninda siyah lens gormemizi de saglayan bu govdeler bence DSLR piyasasinda gidisati cok ciddi etkiledi. Ondan sonra Nikon o kadar hizli gitti ki 2011’de sel ve deprem olmasa Nikon’un Canon’u DSLR piyasasinda yakalayabilecegi konusuluyordu.
* DSLRlar'da video: Ilk videolu DSLR Nikon D90 ama hemen sonra cikan 5DMarkII film, reklam ve klip dunyasini derinden etkiledi. Artik Red, Sony gibi profesyonel sinema ekipmanlari kullanan Holywood studyolarinda bile bir 5DMarkII mutlaka bulunuyor. Panasonic GH2 de videocular arasinda cok populer.
* Aynasizlar – Olympus E-P1 ve Panasonic GF-1: Ufacik ficicik, ici dolu turcusuk. Olympus ve Panasonic DSLR sistemlerinde pazari kirmak icin cok ciddi mali guce gereksinim oldugunu gorunce (bkz: SONY) “kendi pazarimizi yaratalim” dediler ve DSLRlar’dan ayna sistemini kaldirdilar. Ilk baslarda “ah canim pek sirin” olan bu sistem zaman gectikce serpildi buyudu ve su anda gercekten ciddi, kendi basina bir sistem oldu. Oyle ki sadece DLSR sistemlerinden degil kompakt satislarindan bile hisse aldilar. Bu sistemleri daha iyi anlamak icin buraya bakabilirsiniz.
* DSLR konusunda degil ama sayisal fotograf konusunda: Henuz etkisi cok gorulmese de Nokia’nin yeni 38MP uretebilen algilayici sistemi. Eger Nokia bu sistemi akillica kullanirsa gelecegin kompaktlari ayni sistemi kullanmak zorunda kalacak veya mevcut durumu ciddi sekilde gelistirmek zorunda kalacaklar cunku bu yeni Nokia sistemi (ilk orneklere bakarsak) 38MP’de bile zamanimizin orta kalite kompaktlari kadar kaliteli fotograf uretebiliyor.

CANON G1X: GDO’LU G12 MI?

Su anda aynasiz sistem cikarmayan tek Canon kaldi. Aynasiz sistemler gelismeye basladigi zamanlarda G11 kullanirken “keske sunda adam gibi bir algilayici olsaydi” derdim. Gercekten de, G11 (ve sonra G12) ufak govdeye harika ergonomi ve kolay kontrolleri sigdirabilen bir alet. Boyle olunca aletten DSLR gibi fotograf bekliyorsunuz ama sonucta ne yapsan algilayici ufak. Evet, iyi isikta ve %100 buyutmedigin surece tartirmasiz bircok kisiye kesinlikle yeter. Ama insan dogasi geregi doyumsuz iste :)

Tabi benim gibi dusunen pekcok profesyonel de vardi ve sonunda Canon G12’ye buyuk bir algilayici koyup piyasaya surdu... mu acaba?

Bu arada bir not: Canon bir X’e takti gidiyor. Peki yeni modellere ne isim koyacak? Ornegin 1DX’ten sonraki model 1DX MarkII mi olacak? Sanki Canon boyle dusunuyor gibi. Ileride gorecegizdir...

TEKNIK ZIMBIRTILAR


Bu bolumu incelemelere koymayi sevmiyorum ama bu sefer cok isteyen oldu (sanki internette yokmus gibi)


* Model Ismi: Canon G1X
* Algilayicidaki efektif piksel sayisi (yani “abi kac MP o?” diye soranlara vereceginiz cevap): 14.3 milyon piksel, ya da 14.3 MP, 1.85 kesme carpanli
* Lens fokal mesafe araligi: 15.1mm – 60.4mm (35mm eslenigi 28mm-112mm). Ya da tarzancasi: 4x lens var hocam. 28mm’de f2.8-16, 112mm’de f5.8-16 araligi.
* Optik bakac: Fotografin %77’sini kapsayan ve dioptri ayari yapilabilen bir alet. Bugun Lima’da uzun sure kullanmayi denedim ama pek hos oldugunu soyleyemem. D700’le donusumlu kullaninca firlatip atasim bile geldi ama bugun cektigim 150 kadar pozdan sonra pil hic azalmamis gorunuyor. Zoom yaptikca bakac da zoom yapiyor (G1X’in boyutunun buyuk olmasinin sebeplerinden biri). Canon’a gore ekran acikken 250, kapaliyken 750 cekim yapabiliyorsunuz. Tabi her cekimden sonra fotografa bakmak serbest, yani ekran hep kapali degil.
* LCD ekran: 3 inc – 7.5 cm TFT. 922.000 piksel. Fildir fildir donebiliyor. Parlaklik ayari yapabiliyorsunuz. 30 derecede parlak guneste gormekte hic zorluk cekmedim.
* Fotograf dosya formatlari: JPEG ve RAW (14 bit). 14, 7, 2 ve 0.3MP JPEG cekebiliyorsunuz. Ayrica bu ayarlarda “Fine” ve “Normal” olarak iki kalite secebiliyorsunuz. Genelde “Normal” yeterince iyi sonuc veriyor. 16GB’lik bir SD kart yaklasik 4200 yuksek kaliteli 14MP JPEG saklayabiliyor. Kaliteyi Normal’e dusururseniz bu sayi 8800 civarina cikiyor. RAW olunca bu sayi 783’e dusuyor. RAW dosya boyutu ortalama18MP, 14MP yuksek kalite JPEG dosyanin boyutu ortalama 2.5-3 MB arasinda. Bu boyutlar fotografin icerigine gore degisiyor.
* Video formati: Mov (H264 video, Dogrusal PCM stereo ses). 1920x1080, 1280x720 ve 640x480 cekim yapabiliyor. 16GB bir SD karta 59 dakika civari 1920x1080 video sigiyor. 1280x720 yaparsaniz bu sure 1 saat 25 dakika, 640x480’de 3 saat oluyor.
* Baglantilar: USB 2.0 (hala 2 mi? Kindar genclik olarak Canon’u kiniyoruz...), HDMI cikti, Analog ses ve video baglantilari (stereo, NTSC/PAL)
* Pil: NB-10L. LCD acikken 250 cekim, kapaliyken 750 cekim (CIPA standartlarina gore). Gene LCD acikken normalde (yani cek, durdur, etrafa bak, su al, sonra cektigine ak, gene cek, makineyi kapat ac vs..) 1 saat 10 dakika, surekli cekimde 2 saat cekim kapasitesi. (Bu arada Arnavutca'da "Pil"in cok ayip bir anlami var, aaaavvvv cok ayip soyleyemem bile...)
* Boyutlar: 11.7x8x6.5 cm
* Kutle: 534 g (Pil ve SD kart dahil. Bir de "pilsiz ve kartsiz kutle" var ama bunu firmalar neden verir hic anlamam. Hangi manyak pilsiz ve kartsiz makinenin kutlesini merak eder ki?)
* Flas mesafesi: Genis acida 50cm-7 metre, telefotoda 1 metre -3.1 metre.
* Seri cekim hizi: HQ modunda saniyede 4.5 kare (toplamda 6 kare). Diger modlarda hizli cekim secerseniz maksimum saniyede 1.9 kare cekiyor.
* Deklansor hizi: AUTO modunda 1-1/4000 saniye, diger modlarda 60-1/4000 saniye.


FIZIKSEL


Canon G12, aynen yukarida dedigim gibi, hormonlu bir G12’ye benziyor.

Foto DPReview'dan
G1X’e gecmeden incelemeler icin kullandigim basit ama cok yararli bir aleti gostereyim: Manfrotto 492. Isik cadiri vs.. gibi zaman ve yer gerektiren seyler kullanmadigim icin (ornegin SB-700 incelemesini ve bu yaziyi Peru’dan yaziyorum) hep yanimda olabilecek ve pratik bir ucayak ararken Manfrotto 492’yi gordum. Alet tamamen metal (ne oldugunu bilmem). Cok saglam ve inanilmaz dengeli. Canon 5DmarkII ve Sigma 180mm f3.5 makroyu cok rahat tasiyabiliyor. Ayrica Gorillapod gibi masa uzerinde g.tu bir yana basi bir yana oynamiyor. Gorillapod biryerlere tutunmak icin iyi ama en saglam modeli bile, eger uzerine DSLR koyarsaniz, masa uzerinde bacaklari aciveriyor. Bu yuzden uzun suredir Gorillapod’u kullanmadim.


Bu sekilde mukemmel bir makro ucayagi oluyor. O lensin 35mm f3.5 makro, makine kilifinin da guzel bir orkide oldugunu dusleyin. Dus kurmak bedava...


Isterseniz yaklasik 20cm’lik bir de ayagi var. Tasima cantasi fena degil. Ucaga binerken de sorun yasamadim.


Yalniz Turkiye’de fiyati biraz tuzluydu, ayni fiyata normal ucayak alabiliyorsunuz. Eminonu-Sirkeci civarinda bir ithalatcidan almistim, Kamer veya Zoom olabilir. Siddetle oneririm.


Simdi gecelim G1X’e.



Lens kapagi emzik gibi durmuyor mu :) Ama tasarim olarak cok basarili. Canon, belki ucuz olsun diye, objektif kapaklarini normalden dusuk IQ’lu insanlara tasarlattigi icin bu yeni kapak iyi bir surpriz oldu. Eger Canon mevcut lensleri icin bu kapagi uretip satarsa kisa sure icinde tarihinin en cok kapak satma rekorunu kiracagindan eminim.


Kapagin detaylarini hayrina vereyim ki bazilari gorsun, ogrensin:


Bu da sana kapak olsun :)
Objektif acildigi zaman kapak dusmuyor veya objektifin acilmasina engel olmuyor cunku kapak govdeye degil objektifin onune baglaniyor. “Ne var ki bunda?” demeyin, “makinenin acilmasini engelleyen kapak” tasarimi o kadar cok kompakt makinede var ki... Allah akil dagitirken bazi tasarimcilar pispirik oynuyormus.






Ekran yanarli donerli. Biri sagdan digeri soldan cekildigi icin perspektif etkisinden sagdaki ekran kucuk gibi gorunmus.




Flas ve ozellestirilebilir dugme sol ust tarafta. Keske o dugmeden bir tane daha olsaymis...




G1X'i gormekten mideniz bulandiysa, artik birkac makineyle karsilastirmaya gecebiliriz:


Kredi karti kadar olan alet Canon IXUS 220HS. Ufacik, harika bir makine. Tek eksigi manuel ayarlara izin vermemesi, en azindan bir A veya M modu olsaymis... G1X’in yaninda cuce gibi duruyor. Burada aklima kindar genclikle ilgili bir espri geldi ama yapmiyim (ne alaka demeyin, aklimdan cikmiyor ki?)


Soldan saga: Canon IXUS220 HS, Sony Nex-5n (canim benim :) ), Canon G1X, Nikon D700 + 35mm f1.8 AF-S. Bu fotografi ve asagidakileri Samsung GSII ile cektim. Bence IPhone4’un kamerasi daha iyi ama IPhone ile titresmeden bir fotograf cekmeyi beceremedim, Samsung’sa daha ilk fotografta istedigimi verdi. Telefon kamerasinin odak acisindan dolayi biraz bozulma var, idare edin.




Iste gene odak acisindan dolayi D700 oldugundan biraz daha buyuk cikmis (daha yakin oldugu icin).


D700 biraz buyuk mu ne? Ya da digerleri kucuk. Simdi herkes Sony’den tam kare algilayicili bir NEX-9 bekliyor ya, Sony'den ne istedigimizi bu fotograftan anlayabiliyoruz degil mi :) Ha olursa da tahminen ortadaki iki makine yolcu olacak...



Simdi G1X ve NEX-5n’i yanyana gorelim:





Yukaridaki fotograflarda 5N’in boyut avantaji var, Aslinda avantaj sadece boyda. Uzerindeki 16mm f2.8 pancake lens. 18-55mm’yi takinca:


Aha! Avantaj gidiverdi. Keske yanimda E-PL2 de olsaydi da onu da gorebilseydik, ama su anda dunyanin obur ucunda Istanbul’da. Tahminen kit lensle beraber G1X kadar olacaktir. 18-55mm ve 14-42mm kit lensler 28-84mm civarina denk gelirken G1X’teki 28-112mm.






NEX-5N'in ekrani muhtesem. Kontrasti cok yuksek, parlakligi da en parlak guneste bile ekrani gormek icin yeterli, ve ek olarak "gunesli hava modu" var, bu modda ekranin parlakligini asiri arttirarak gormenzi sagliyor. G1X'in ekrani da 3" ve 922.000 piksel. Yeterince iyi, kotu bir tarafi yok. Yani 5N'in ekranini ovdum diye G1X'in ekrani kotu galiba diye dusunmeyin. Valla bak? Bunlari yanyana koymadiginiz surece farki anlayamazsiniz zaten.

FIZIKI YAPI VE ERGONOMI KONUSUNDA YORUMLAR


G1X gercekten de fiziksel olarak G12’nin hormonlu hali olmus. Peki bu kotu mu? Bence degil. Flasa yer acmak icin ISO tekerinin gitmesi iyi degil, onun yerine Canon NEXler gibi flasi ayrica verebilirdi. Flasi G12’ye gore daha yukari kaldirmalarinin en buyuk sebebi lensin buyumesi. Ayrica flas lensten ne kadar uzaksa o kadar iyi.

Canon G serisi zaten hep saglam ve agir olmustur. Canon agir olmasi icin G1X’in icine ek beton koymus gibi. Aleti elinize alinca “vay” diyebilirsiniz. Hayir asiri agir degil. Tutmasi cok rahat. Ele mukemmel oturuyor. Tek elle cekim yapabiliyorsunuz, ama bazi ayarlar icin sol elinizin destegi lazim. 5N’de de ayarlarin bircogu icin sol el destegi gerekiyor.

G1X bence cok buyuk degil. 5N + 16mm’ye gore sadece boyu 1-1.5cm yuksek. “Boyut” deyince tum sisteme bakmak lazim. 5N’i lenssiz tasimayacaginiza gore sadece govdeleri karsilastirmak dogru degil. Demek ki eger Canon aynasiz bir sistem cikartirsa optik bakac ve flasi aletten cikararak NEX-5N boyutunda bir alet yapabilir.

Ayar dugmelerinin tepkisi tam yerinde, ne yumusak ne sert.
G1X’un deklansor sesi yok gibi birsey. Sessiz ortamlar icin mukemmel.
Optik bakacta goz algilayicisi yok, yani ekrani dugme ile kapatmak zorundasiniz.

HARICI AKSESUARLAR

G1X’e aynen DSLR gibi bircok Canon aksesuari takilabiliyor. Bunlar arasinda Makro Twin Lite flas serisi, her turlu Speedlite flas (580EXII, 430 EXII vs..) ve kablosuz flas kontrolu icin ST-E2, kablolu kumanda, FA-DC58C adaptorunun yardimiyla 58mm filtreler, lens gunesligi, prizden guc almak icin AC adaptor seti, TV’ye baglamak icin baglanti kablolari (eger HDMI ile baglarsaniz TV kumandasi ile fotograf gecislerini yapabiliyorsunuz), ve her turlu Canon yazici var. Canon ayrica SC-DC75 yumusak tasima kilifi (ben sordum, acaip pahaliydi) ve 40 metreye kadar su basincina dayanikli WP-DC44 su alti kabi da var. Ozetle, G1X’i normal bir DSLR gibi kullanabiliyorsunuz.

Harici aksesuar anlaminda iki eksigi var: Lensi degistirilemiyor ve PC’den yonetemiyorsunuz. PC’den yonetme isini Canon uzun suredir G serisi makinelerinden kaldirdi. Halbuki cok yararli birsey. DSLRlari ile beraber bu is icin bedava yazilim veren firma neden G serisinden bunu kaldirdi anlayamiyorum (tamam anliyorum, mesele maliyet ama G serisi cok mu ucuz ki?)


INCELEMENIN IKINCI BOLUMU ICIN TIKLAYIN 







2 Mar 2012

Nikon SB-700 incelemesi

TAŞINDIK: http://halkboyleistiyor.com

...
...

Bakalım neymiş:


FLAŞ FLAŞ FLAŞ!!!
Gene uzun bir giriş oldu, hemen konuya girmek isteyenler “NIKON SB-700 AF” başlığına gitsinler.

Şok şok şok! Flaş flaş flaş! Türkiye'de gazeteler artık ciddiye alınmadığı ve güvenilirlikleri yerlerde süründüğü için (tamamen kendi suçları) son yıllarda ilgi çekmek için bu taktiği deniyorlar. Şok, Son Dakika, Flaş, Skandal, Bomba, Oha... Böyle olunca gerçek "Şok" haberin değeri düşüyor, gündelik hale geliyor. Bunu özellikle seçimden önce bazı gazetelerdeki "Şok: CHP'nin tuvaletleri kokuyor, bunlar zaten böyle!" veya "Flaş: AKP'yi seven sevene, hey hey!" tarzı haberlerde yaşadık.


Bu yazıyı okuyan gazeteci arkadaşım varsa kısaca açıklamaya çalışayım: Bir trafik kazasında 3 kişinin ölmesi "Şok" haber olamaz (ki bu haberi ben gördüm). Eğer öyleyse Türkiye'de hergün yaşanan 10larca kazayı da "Şok" olarak vermeniz gerekir. Ama eğer bu kazada bir milletvekili, MİT'çi ve aranan bir kanun kaçağı varsa, işte bu gerçek bir "Şok" haberdir. Neden? Çünkü bir trafik kazası "köpeğin adamı ısırması", o kazada beraber olmaması gereken insanların olması "adamın köpeği ısırması" demektir. Farkı anladınız mı? O manşetleri atanların anlamadığını biliyorum, ama denemekle birşey kaybetmedim :)


Ben bunlari yazarken gazetelerimiz bir skandala daha imza atti: http://www.bascek.com/12982/dunyaca-unlu-turk-fotografci-david-natu-hayatini-kaybetti-ya-da-turk-basini-mi-demeliydik/


Sebepleri bir yana, habercilik acisindan “gercekten” cok basarisiz bir medyamiz var. Hukumetle ilgili haberlerde kendi kendilerine otosansur uygulamalarina girmiyorum bile...


FLAŞ?


Konuya girmeden önce ön bilgi amaçlı şu sitelere göz atmakta fayda var:
http://photonotes.org/articles/eos-flash/
http://neilvn.com/tangents/flash-photography-techniques/
http://www.nikonusa.com/Learn-And-Explore/Photography-Techniques/g7jz8vfo/1/Six-Steps-to-Lighting-Magic.html?icid=Promo-flash-six-steps-magic#tab=1


Türkçe kaynak göremedim, siz biliyorsanız söyleyin buraya koyalım. Hic olmadi www.bascek.com ‘a bakmakta fayda var.


Aklınıza gelebilecek ilk sorulardan biri: Neden flaş kullanayım?
Kısa cevap: Işığın yetmediği durumlarda ek ışık kaynağı sağlamak için.


Aklınıza gelebilecek ilk sorulardan ikincisi: Neden "harici" flaş kullanayım? Makine üzerindeki yetmiyor mu?
Kısa cevap: "Strobist" olabilmek için :)


STROBIST!!! Türkiye'de bir tane flaş alan kendine "strobist" deyiveriyor. İnsanlar yıllarca ışıklandırma kullanıp fotoğraf çekti (tele flaşı, stüdyo flaşı vs..), hiç kimse kendine isim takmamıştı ama son yılların "yaptığınla değil isminle ön plana çık" modasına uyunca etraf "strobist" doldu :)

 Ama abi ben ışığa hakim olarak olaylara farklı bir bakış açısı sunup içimdeki bilmemneyi aktarmayı vs vs laga luga...
 - Hadi ordan flasci!
Ben olsam "flaşeist" derdim mesela, neden olmasın?

NIKON SB-700 AF

Nikon'un sitesinden

"En iyi flaş" diye birşey yok. En iyi flaş, senin işine en cok yarayan flaştır. Daha ötesi yok. Bunun gibi, en iyi objektif veya en iyi gövde de yok.

Canon gibi Nikon da flaşlarını 3 grupta toparlamış: En üst seviye SB-910, orta seviye SB-700 ve en alt seviye SB-400. Ayrıca eski ama hala piyasada bulunabilen SB-900, SB-800 ve SB-600 de var. SB-700, artık iyice eskimiş olan SB-600'ün (Ocak 2004!) yerine çıktı. Aynı süre içinde Canon 430 EX ve 430 EX II'yi piyasaya sürdü.


Haydi son yıllarda moda olan "kutu açma - unboxing" modasına uyup SB-700'ün kutusunu açalım. Yani bu hareketin anlamı şu mu: Olum bak malı önce ben aldım, şimdi de zevkle açıyorum ha. Bak ben açıyorum, sen bakıyorsun. Anladın? Bak yavaş yavaş açıyorum...


Eğer "açmak" beceriyse, aha açtım. Kutu kutu pense:







Kutu manyakları için...







Yeni SB-700, halefi SB-600'den çok SB-910'a daha yakın. Şimdi SB-700'ün SB-600'e göre artılarına ve eksilerine bakalım:
- Kablosuz flaşları yönetebilme. SB-600 sadece "Slave" modunda kullanılabiliyordu, SB-700 ile artık 2 flaş grubunu (ve teoride sonsuz sayıda flaşı) yönetebiliyorsunuz.
- Flaş DX lensleri tanıyabiliyor, böylece 50mm'ya kadar aynı mm lenste daha güçlü ışık sağlayabiliyor. Özellikle 24mm'nin altında ciddi fark var. 50mm'den sonra SB-600 daha güçlü. FX lenslerde SB-600 biraz daha güçlü. Peki SB-600 daha güçlüyse DX lenslerde neden bu fark oluyor? Çünkü örneğin 24mm'de SB-700 ışığı 36mm'ye ayarlarken SB-600 ışığı 24mm'ye dağıtıyor. Yani SB-600 toplamda daha fazla ışık ürettiği halde ışığın bir kısmı DX lensin gördüğü açının dışında kalarak heba oluyor. SB-600'de de elle halledebilirsiniz belki ama SB-700 bunu otomatik yapıyor.
- DX lenslerde 12mm'ye inebilme (SB-600 14mm).
- Kutudan ışık dağıtıcı/yumuşatıcı kafa, iki adet renkli filtre gibi ciciler çıkıyor :) Bu filtreler tungsten ve floresan ışığı altında kullanılıyor ve flaş bu filtreleri otomatik olarak tanıyabiliyor.

 Yukarıda filtrenin etkisi görülebiliyor. Peki RAW çekip beyaz ayarını sonradan düzeltebilir miyiz? Bunun cevabı "yerine göre evet, yerine göre hayır". Benzer renkleri elde ettiğim durum da oldu, elde edemediğim de...
 - Birçok ek düğme ve kontrol eklenmiş.
- Manuel ayarda gücü 1/128'e indirebiliyorsunuz (SB-600'de 1/64).
- Flaşta entegre sektirme kartı (bounce veya catchlight card) var. Bu karti modelin gozlerinde bir parlama (catchlight) yaratmak icin kullanabilirsiniz, veya isigi biraz daha dengeli yaymak icin kullanilabilir. Ornegin modelinizi cekerken flasi tavandan sektirirken ayni zamanda bu aleti acarsaniz hem yumusak bir isik yakalarsiniz hem de gozlerinde bir parlama gorursunuz.



- 24-85mm yerine 24-120mm kapsıyor.
- Daha kısa sürede dolabilme. Fark yaklaşık 1 saniye (belgelere göre 3.5 saniyeye 2.5 saniye).
SB-700'ü tamamen kullanmak için DSLR veya CLS uyumlu bir SLR'a veya Coolpix kompakt makineye ihtiyacınız var. Daha eski filmli bir makinede SB-600 daha iyi seçim. Bu flas P7000 gibi gelismis kompaktlarda da calisiyor.
- Ekranda sıcaklık kontrolü. SB-700 seri çekimlerinizde ısınmaya başladığı zaman önce şarj süresini uzatıyor, daha sonra kendisini kapatıyor. Hatta bu özelliğinin aynı güçte çalışsalar bile SB-910'dan daha iyi olduğunu söyleyenler var.

- Kafası 7 derece aşağı dönebiliyor, SB-600 dönemiyordu. Özellikle yakın çekimlerde faydalı birşey.


SB910, SB700 ve SB400'ün farklarını görmek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:
http://www.nikon.com.tr/compareproducts.php?pid=1394-df04359b20
SB 700 ufak bir flas degil, ama abisi SB-910’dan daha ufak. Aslinda bu iyi birsey. Orta seviye flaslar kullanicilarin pekcogu icin yeterli. Canon’un 430EXII modeli de yeterli performans sunsa da bircok yonden SB-700’e gore eksik. SB-700’un daha gelismis ozellikleri var, kullanimi daha kolay ve tabii ki en buyuk artisi kablosuz flaslari yonetebilmesi.

KULLAN!


Tabi flasi oynamaya almadik, biraz da kullanalim.

SB-700 gibi gelismis bir flasi tepe flasi olarak kullanmak aslinda kolay: Makineye takiyorsunuz, aciyorsunuz ve cekmeye basliyorsunuz. Eger makineniz I-TTL’i destekliyorsa Nikon’un cekik gozlu muhendisleri herseyi sizin icin dusunmus.




Ekrandakileri bosverin. Acma-kapama dugmesini “On” secenegine getiriyorsunuz. Sol ustteki dugme TTL konumunda, sag ustteki de en yukarida olacak sekilde tutuyorsunuz ve SB-700 sizin icin normal kosullarda herseyi yapiyor. Artik flasin kafasini saga-sola-arkaya cevirmek, yukari kaldirip tavandan sektirmek, kafasini kaldirip sektirme kartini acmak gibi farkli cambazliklar sizin yaraticiliginiza kaliyor.

Tabi boyle kullanmak bir sure sonra yetmemeye basliyor (kurtluyuz ya). “Flas fazla oldu, kizin yuzu patladi, biraz gucunu kessem mi? Bu haliyle kahve icmeye kalmaz bence”, “Flasi su kizin soluna koysam da D300’le uzaktan caksam aksama kahve garanti”, “Kizin arkasina ikinci flasi koysam cakma sansim artar mi? (yani flas diyorum, fesatlanmayin)”, “O kadar ovduler diye gittik 50 yillik efsane manuel lens aldik, flas bir turlu istedigim gibi sonuc vermiyor, yok bu gidisle cakamayacagiz (flasi flasi tabii ki)”, “etrafi flaslarla donatip kizi etkileyelim dedik, surat masmavi arka plan turuncu cikti, sosyeteye rezil olmayi birak gitti kahve!” gibi sorunlar yasayinca mecburen ek atraksiyonlara girmek gerekiyor (“kahve” esprisinin kaba oldugunu dusunuyorsaniz hala elinde DSLR tasiyan genc oglan cocuklarinin asil amaclarinin fotograf cekmek oldugunu sanan mutlu cogunluktansiniz demektir :) . Ozellikle universitede bir erkek cocugu dans, resim, tiyatro veya fotograf kulubunden cikmiyorsa bilin ki asil hedef “kahve”dir. Bogazici’nde bir donem erkek orani asiri ve mevcut kizlar Safinaz’a benziyor diye dans dersini birakip diger secmelilere kosturan arkadaslarim vardi. Pek sanat dostlari caanim…).

Flas fazla oldu, kizin yuzu patladi, biraz gucunu kessem mi? Bu haliyle kahve icmeye kalmaz bence

Yukaridaki sorun pozlama degeriyle ilgili. Flas TTL modundayken SEL dugmesine basiyorsunuz, sonra tekerlegi sola veya saga ayarlayarak pozlama degerini degistiriyorsunuz. Bence arti ve eksi pozlamaninkendine ozel ayri tuslari olsaydi daha rahat olurdu. Bu haliyle de cok zor degil ama saga sola 80 tane tus koyana kadar iki tane de + ve – tuslari koymak zor degil.

Flasi su kizin soluna koysam da D300’le uzaktan caksam aksama kahve garanti

Ergenimiz burada flasi kablosuz caktirmaya calisiyor. Nikon’un D7000, D700 gibi govdeleri SB-700’u uzaktan yonetebiliyor. Bunun icin SB-700’un acma-kapama tusunu “Remote” pozisyonuna aliyoruz (“On” pozisyonundan “Remote” veya “Master”a gecmek icin dugmeye bastirmaniz gerekiyor. Yanlislikla Remote veya Master moduna gecmeyi engellemek icin dusunulmus bir ayrinti), DSLR govdesindeki flasi da “Commander” moduna aliyoruz, flasi istediginiz yere koyuyorsunuz ve cekiyorsunuz. Teorik olarak govdenin flasi gormesi iyi birsey cunku flasi radyo dalgasiyla degil govdedeki tepe flasinin patlamasiyla yonetiyorsunuz ama ben neredeyse her durumda SB-700’u caktirabildim. Asagida D700 govdenin durdugu yer, SB-700 uzaktan caktirabildigim ve caktiramadigim yer var. Firmanin kiraladigi ev iki katli. Sekilde soldaki ustten gorunum, sagdaki de onden gorunum. Caktiramadigim tek nokta alt katta mutfak tezgahinin da arkasinda bir noktaydi. Yani D700 ust katta, SB-700 alt kattaydi. Bence genel kullanim icin gayet basarili.


Burada isterseniz govdedeki flasin pozlamayi hangi sekilde etkileyecegini de secebiliyorsunuz. Isterseniz govde uzerindeki flasi TTL modunda birakabiliyor, manuel olarak gucunu belirleyebiliyor veya sahneyi hic etkilememesini soyleyebiliyorsunuz.


Kizin arkasina ikinci flasi koysam cakma sansim artar mi?

SB-700’un guzelliklerinden biri de 2’ye kadar flas grubunu uzaktan yonetebilmeniz. Bunun icin acma-kapama dugmesini Master pozisyonuna getiriyoruz (gene dugmeye basarak, yoksa “On” haricindeki modlar arasinda gezemiyorsunuz). Bu modda master olan flas (yani SB-700) TTL, M veya GN modlarinda kullanilabiliyor. SB-700’e ve 2 ayri gruba farkli pozlamalar verebiliyorsunuz. 4 kanaldan birini secerek cekimi yapiyorsunuz. Kullanmak gercekten kolay, ben bile ogrendim J
Asagida TTL ve Manuel modlarinda master haldeki SB-700’un ekrani var. Ekranlari kullanma kilavuzundan aldim, sadece Turkce’ye cevirip bir-iki yorumumu yazdim:






Simdi ilginc bir nokta: Ben ayni ayarlari D700 ile de yapabiliyorum! Yani ayni secenekler “Commander” modundaki D700’de de var. Peki SB-700’e ne gerek var, avantaji ne? Belki: 
a- Makineniz eskidir ve flaslari uzaktan yonetemiyordur (hakkaten makinen o kadar eski mi ? Hemen kosup yeni bir tane al, ne o oyle?)
bEger cekeceginiz obje yakindaysa nadir durumlarda govdedeki flas pozlamayi etkileyebiliyor (siz istemeseniz de). Bu durumda SB-700’u kullanirsaniz kafasini arkaya cevirip bunu engelleyebilirsiniz. Ben bunu daha ilk denememde yasadim.
c- Govdeden cikan isigin daha guclu olmasini istiyorsunuzdur (ornegin model uzakta).

SB-700’de kullanisli bir kablosuz mod daha var : Hizli kablosuz kontrol modu. Bu modda gruplarin guc oranlarini ve pozlama telafilerini bir seferde ayarliyorsunuz. Bu modda master flas patlamiyor.


AB gruplarinin guc orani 1 :2 oraninda:


A:B orani 1:8 oranina kadar ayarlanabiliyor.

Peki bu mod cok mu yararli? Bilemiyorum. Ben TTL veya M modunu tercih ederim.

O kadar ovduler diye gittik 50 yillik efsane manuel lens aldik, flas bir turlu istedigim gibi sonuc vermiyor, yok bu gidisle cakamayacagiz

Bunun cozumu kolay. Eger SB-700 lensteki odak mesafesini okuyamazsa (ornegin eski manuel lenslerde) flas kafasini gerekli mesafeye ayarlayamadigi icin dengesiz pozlamalar ortaya cikabilir. Bu durumda Zoom ayarini elle ayarlayabilirsiniz. SB-700 24-120mm arasina ayarlanabiliyor. Ultra-genis acida FX modunda 12mm, DX modunda 8mm’ye cekebiliyorsunuz. Iyi birsey.

Etrafi flaslarla donatip kizi etkileyelim dedik, surat masmavi arka plan turuncu cikti, sosyeteye rezil olmayi birak gitti kahve

Buradaki sorun, flaslarin varsayilan olarak gun isigina gore beyaz ayarli gelmesi. Dogal olarak tungsten ve floresan isiginda renkler biraz sapabiliyor. Bu durumda SB-700 ile gelen turuncu (standart ampuller icin) ve yesil (floresan isigi icin) filtreleri kullanacaksiniz. 


Isiklandirma/Aydinlatma Kalibi (Illumination Patterns)

Bu „illuminati“yi andiran ozellik ilginc. Hem iyi hem kotu. Ekranin sag tarafindaki dugme ile SB-700’e isigi nasil dagitmasi gerektigini hizlica soyluyorsunuz. En ustteki secenek standart (gundelik kedi-sumuklu cocuk fotolari icin), ortadaki isigi sadece orta bolgeye dagitiyor (kenarlarda karanlik olmasinin onemli olmayacagi fotolar icin, ornegin gece portresi), en alttaki ise isigi daha genis bir ortama yayiyor (ornegin grup fotograflarinda). Iste bu dugme yerinde pozlama telafisi olsaymis bari. Biraz fazla amator isi olmus.
Asagida ornekler var:


Standart mod. Simdi ortadaki yazici kutusu yerinde kedi hayal edin...
Isigi sadece ortaya veren mod. Aslinda romantik bir ortam ama boy farki asiri galiba. En iyisi siz gene iki kedi hayal edin...
Kenarlari da aydinlatan mod. Altin gununde nankor kediler...


SONUC

SB-700 iyi bir flas. Ozellik acisindan SB-600’den cok abisi SB-910’a daha yakin. Eger sadece govdedeki flastan biraz daha guclu bir flas istiyorsaniz ve “arada bir tavandan sektirsem de fena olmaz” diyorsaniz SB-400 de iyi bir flas. Ufak ve pekcok is icin yeterli. Ben Canon 5DMarkII uzerinde EX-270 de kullaniyorum, gayet yeterli oluyor ve cepte bile tasinabiliyor. SB-700 biraz buyuk:


D700 ve SB-700
Buna karsilik SB-910’dan cok daha kucuk ve hafif. Yaninda filtrelerin gelmesi de avantaj.
Turkiye’de 700 ile 900 TL arasinda fiyatlar gordum. Bu fiyata satilan benzer gucte veya daha guclu 3. parti urunler de var. Ornegin Nissin ve Yongnuo’nun uygun fiyatli ve performansli urunleri var. Diger yandan, bu flaslardan hicbiri Nikon sistemiyle %100 uyumlu calismiyor ve yapim kalitesi olarak SB-700 daha iyi.

SB-700 CLS uyumlu olmayan eski govdelerle tam uyumlu degil. Genel olarak flasi manuel kullanmaniz gerekli. SB-600’den guc olarak biraz dusuk, ama DX modda kafadaki mekanizmayla bir sekilde 50mm’ye kadar bunu dengeliyor. Eger sadece ”Slave” modda kullanacak flas ariyorsaniz SB-600 belki daha uygun (veya diger markalar).