21 Eki 2011

Sony NEX-5N incelemesi - Sayfa 2

TAŞINDIK: http://halkboyleistiyor.com

.
ÖNCEKİ SAYFADAN DEVAM


NEX-5N'in fotoğraf becerilerine gelelim.


PERFORMANS, OTOMATİK ODAKLAMA

Kompakt ve aynasız makinelerle hareketli sahneleri çekmek isteyen arkadaşların dediği bir laf vardır: "Ulan gene kaçtı be! Allah cezasını versin senin gibi makinenin! Tonla da para verdim!"

Halbuki suç makinede değil. Kontrast bazlı odak sistemi olan makineler "geleneksel" olarak "phase detection" kullanan DSLRlara göre yavaş netleme yapar. Son yılda çıkan Olympus ve Panasonic'in aynasızları ve aynı şekilde yeni Nikon 1 serisi de odağı ilk yakalamada çok ciddi yol aldı. Hatta Olympus E-P3 serisi için "en hızlı odaklayan makine" dedikten kısa bir süre sonra Nikon 1 çıkınca Nikon da aynı şeyi söyledi: Nikon 1 en hızlı odak yakalayan makine.

Peki, şimdi ilk odağı bu kadar hızlı yakalayan makinelerle spor çekemez miyiz? Cık, hala olmuyor, çünkü bu sefer de önünde iki önemli engel kalıyor: Objeyi takip etme ve tampon bellek sorunları. Bu aletler ilk odaklandığı objeyi takip etmede o kadar da başarılı değil (henüz), ve seri çekim hızları yüksek bile olsa bu hızı DSLRlar kadar uzun süre koruyamıyorlar (yeni Nikon 1 serisi saniyede 5 karede 58 adet JPEG çekebiliyor. Teknoloji çok mu hızlı ilerliyor ne?).

NEX-5N de aynasız olduğuna göre, yukarıdaki yazdıklarımın çoğu onun için de doğru. İlk netleme yeni m4/3 ve Nikon 1 serisi kadar olmasa da hızlı sayılır, ama çok hareketli objeleri (örneğin 3 yaşında fıldır fıldır koşturan yeğenler) yakalamak için uygun değil. 18-55mm ve 16mm kit lensler çok sessiz. Işık seviyesi çok azaldığında sistem bazen odaklanacak yer bulamıyor (düşük ışıkta DSLRlar da zorlanabiliyor).

Yeni çıkacak LA-EA2 dönüştürücü ile bu değişebilir. Bu dönüştürücüde Sony A55'te kullanılan 15 noktalı "phase detection" odak sisteminin aynısı var, yani örneğin elinizde 16-80mm lens varsa hızlı netleme ve takip becerisi A55 gibi olacak. Eski LA-EA1 kontrast bazlı otomatik odaklamaya izin veriyor, ama sinirden saç-baş yolmanız olası, alet o kadar yavaş.

NEX-5N'in ilk açılışı giriş seviyesi DSLRlar kadar hızlı, ben şu ana kadar sorun hissetmedim. Elektonik ön perde sisteminden dolayı deklanşör gecikmesi yok gibi birşey, eğer odaklama yapılmışsa siz düğmeye bastığınız anda fotoğraf çekiliyor. Sürekli RAW-JPEG çekmediğiniz sürece sorun değil.

Elle çekim:

Eğer yukarıdaki video ters görünüyorsa suç benim değil. İlk yükleyişimde ters olanını yüklemişim, sonra 10 defa yerine düzeltilmişi yüklememe rağmen Youtube hep eskisini veriyor. İlginç...
Seri çekim:

En seri çekim:


Elimde Transcend'in 8GB Class10 SD kartı vardı. Tahminen saniyede 10 kareyi kaldıracak kadar hızlı değil (ya da 5N saniyede 10 kare çekemiyor).


YARATICI TARZLAR (CREATIVE STYLES) VE RESİM EFEKTLERİ (PICTURE EFFECTS)

Canon'da "Picture Style", Nikon'da "Picture Controls", NEX'te "yaratıcı tarz - creative style" olarak karşımıza çıkıyor. Bu ayarlar JPEG fotoğraflara istediğiniz renk tonunu, karşıtlığını, doygunluğunu ve keskinliği vermenize yarıyor. Bu ayarları seçerseniz NEX bu ayarların ön tanımlı değerlerini JPEGlere uyguluyor, seçtiğiniz tarzın üzerindeyken "Option"ı seçerseniz bu ayarları +3 ve -3 arasında değiştirebiliyorsunuz (tonlama hariç).

Resim efektleri ise Olympus'taki Sanat Filtreleri'nin (Art Filters) karşılığı. Hepsi güzel de, Olympus'taki "Dramatic Filter"ın tadı başka :)

Aşağıda bu ayarların örneklerini "karışık" olarak verdim, çünkü bu iki farklı ayarı karıştıramıyorsunuz. Örneğin "Siyah-Beyaz" tarzını seçip aynı zamanda "Minyatür" efektini seçemiyorsunuz (yani minyatür siyah-beyaz yaratamıyorsunuz). "Efektler" menüsüne geçtiğiniz anda "Tarzlar" menüsü geçersiz oluyor (Standart ayarına dönüyor):

Siyah-Beyaz
HDR - orta ayarda
HDR - yüksek ayarda
Kısmi renk - mavi
Manzara
Minyatür
Pop renk
Portre
Poster - renkli
Poster - siyah-beyaz
Retro
Standart
Standart +2 doygunluk verdim
Canlı renkler (vivid)
Canlı renkler +2 doygunluk
Güneş batımı (güneş batarken gerçekten güzel oluyor)
Oyuncak kamera toy camera) - soğuk renk ayarı
Yüksek kontrast mono
Yumuşak efekt (Soft focus) - orta ayar
Zengin tonlu siyah-beyaz
Yumuşak high-key
Gördüğünüz gibi envai çeşit efekt ve tarz var.

Bir de bir evi aynı stillerle çekmiştim ama sayfa çok uzadığı için yukarıdakilerle beraber 4MP'lik dosyaları aşağıdaki adrese koydum. Hatırlatayım, yukarıdaki dolabı elde çektiğim için titremesin diye hepsini ISO3200'de çektim, yani büyük hallerinde gürültü var. Siz yalnız renk ve tonlama farklarına dikkat edin:

http://www.fileserve.com/file/z86zTpK/d.7z (7-zip kullanarak açabilirsiniz)

FOTOĞRAF KALİTESİ

Konuya girmeden önce internette kişisel sitelerdeki bazı incelemelerden alıntılar yapayım:

- En iyi yüksek ISO becerisine sahip APS-C algılayıcılı makine
- K-5'ten bile daha iyi
- D700'den daha iyi
- D3s'le bile yarışır gibi duruyor, ama yanyana test etmem lazım
- O nasıl dinamik aralık öyle!
- Daha iyisi yok
- Şok şok şok...

"Bir davayı yok etmenin en kolay yolu onu kötü savunmaktır" demişti çok bilenlerden biri... Fotoğraf piyasasında da bazen durumlar böyle oluyor.Her markanın daha çıkmadan şişirilen, ama sonradan hayal kırıklığı yaratan modelleri var. Son zamanlarda buna en büyük örneklerden biri Nikon D7000 ve Pentax K-5. Bu aletler gerçekten çok iyi, bazı teknik sorunlar haricinde alıp memnun olmayan çok az kişi var. D7000, büyük abisi D300s'in satışlarını bitme noktasına getirdi, Pentax da K-5 ile "artık üst seviye DSLRlar'da ben de varım" dedi. Ama bu aletlerin yüksek ISO becerileri daha çıkmadan o kadar büyütüldü ki, çıkınca durumun hiç de öyle olmadığı görüldü. Örneğin aşağıdaki örnek, D7000 çıkmadan internete "sızan" fotoğraflarından biri:


Ben yukarıdakini gördüğümde D700'i satma zamanının geldiğini düşünmüştüm, hatta Amerika'ya gidecek arkadaşlardan birine ön sipariş bile verdirecektim. Sonra piyasaya çıkıp D700 ile yanyana fotoğrafları görünce durumun hiç de öyle olmadığını anladım. Yukarıdaki örnek çok ideal koşullarda çekilmiş, ve pürüzsüz bilardo topları kaybolan detayları saklıyor. K-5 D7000'den biraz daha iyi, ama o da D700 kadar değil.

NEX-5N ile ilgili çıkan yazılar da benzer şeyleri söylüyor: K-5'ten daha iyi yüksek ISO becerisi. Imaging-resource'daki örnekler de bunu destekliyor, NEX-5N özellikle ISO3200 ve sonrasında bariz daha iyi. Sonra aynı sitede NEX-5N'i 7D, 5DMarkII ve D700 ile de karşılaştırınca performansına inanamadım: 7D'den çoook daha iyi, MarkII'den daha keskin ve D700'e çok yakın!

Allah'ım bit kadar makine bunu yapabilir mi? Yani NEX-5N böyle mi yoksa:




Hakkını yemeyelim, NEX-5N'in fotoğraf kalitesini görünce aşağıdaki gibi olabilirsiniz:


Evet, NEX-5N gerçekten iyi. Hele kompakt makine kullanıcıysanız yukarıdaki video gerçek olabilir. Bu alet, gerçekten de ufalmış DSLR. Hatta şu ana kadar kullandığım tüm APS-C algılayıcılı DSLR gövdelerinden daha iyi fotoğraf kalitesi var (ben de yukarıda bahsettiğim "abartanlar kulübü"ne girdim galiba...).

Berlin'de bir ayı. ISO2000, 1/60, f6.3, 50mm

Bu da ayının burnu. Daha büyük hali için üzerine tıklayın.

ISO2000 için hiç fena değil. Fotoğrafta keskinleştirme veya gürültü azaltma yapmadım, JPEG makine çıktısı. Gürültü Giderme "Düşük" diye hatırlıyorum.

Berlin'deki Brandenburg Kapısı. Acropolis'in giriş kapısından esinlenilmiş (Propylaeum). ISO400, f10, 1/50, 30mm

Makineden JPEG çıktısı. Keskinleştirme yok, gölgeler temiz. Kestikten sonra %70 kaliteyle kaydettim.

Daha büyük hali için tıklayın. Gene detaylar ve gölgeler iyi. Lensin kenarlarına geldiği için bir miktar bozulma var. biraz keskinleştirme ve ışık ayarı ile daha da iyi olur.

%70 kayıt kalitesi beklediğimden daha çok bozmuş. Arka planda gökyüzü olmasına rağmen gölgeler temiz. RAW'dan JPEG dönüşümü yapsam biraz daha iyi olabilirdi.

Berlin Olimpiyat Stadı'ndan bir açı (klasik yamuk çekme hastalığım devam ediyor...). ISO100, f11, 1/100, 18mm. Gökyüzündeki detayın hafiften korunduğuna dikkat edip aşağıdaki resme bakın

Gölgeler bence çok başarılı. Arka planda parlak bir gökyüzü olduğunu hatırlayın. Evet, daha iyisini de gördüm ama kit lensiyle bile boynunuzu ağrıtmayan bir makine için mükemmel.

Berlin Olimpiyat Stadı'ndan bir başka açı. ISO160, f11, 1/60, 18mm

Tam ortadan detay. Biraz keskinleştirme ile daha fazla detay alabilirsiniz.

Berlin Olimpiyat Stadı'ndan bir başka açı. ISO100, f9, 1/80, 39mm

Gölgelerdeki detay korunmuş ve gürültü yok. God damn it!!! (deermişim...). Keşke Olympus'la da aynı sahneyi çekseydim.


Büyük algılayıcıyla derinlik yaratmak kolay. ISO100, f5.6, 1/100, 48mm

KARŞI KARŞIYA

Aslında yukarıdaki örneklere 5-6 tane daha ekleyip "işte NEX-5N bu kadar iyi, hatta en iyisi" deyip konuyu kapatabilirim. Hatta yalnız ISO2000'de çekilmiş ayı burnu fotoğrafını verip "bakın, ISO2000'de bile mükemmel, daha ne olsun" bile desem çok fazla inanan olur. Zaten pekçok yerde de bu yapılıyor.

Buna karşılık, elimdeki ve eş dosttan bulduğum gövdelerle 5N'i karşılaştırmak daha sağlıklı olacak diye düşündüm (düşünmek iyidir, güzeldir). Bu şekilde yapılacak karşılaştırmalar en sağlıklı olanları.

Karşılaştırmada kullandığım gövdeler Sony NEX-5N, Olympus E-PL2, Nikon D700, Canon 5DMarkII, Canon 7D. Yalnız bunları hergün yanımda taşımak deli saçması olduğundan farklı sahnelerde farklı kombinasyonlar denedim. Tüm gövdelerde ortak lensim yok (ve olamaz da), bu yüzden elimdeki lensleri optimum diyafram değerlerinde kullanmaya çalıştım.

Daha önce farketmemiştim ama D700, aynı ayarlarda bile, diğer gövdelerden daha parlak pozlar verdi. Sebebi algılayıcısının ışığa daha duyarlı olması mı, bilemiyorum. Sebebin 50mm f1.4 AF-S olduğunu düşünüp Tokina 28-70 f2.6-f2.8 ile de denedim, sonuç pek değişmedi.

Bir stüdyoya kurulmuş bir sahne ve ışıklandırma sistemi yerine sizinde yapacağınız gibi genelde dışarıda çekim yaptım. Tersini söylemediğim sürece tüm fotoğraflar ACR ile JPEG'e çevrildi, keskinleştirme veya gürültü giderme yapılmadı, gövdelerin kendi pozlamaları kullanıldı.

Sahne 1

Nikon: 28-300mm VR, f11, ISO100. Sony: 18-55mm OSS, f8, ISO100
Yukarıdaki sahne göründüğü gibi değildi, arka plandaki dağın detaylarını iki makinede de Camera Raw ile geri getirdim. Sahnenin geri kalanına bakın. D700'de tonlar daha yumuşak ve detaylar daha belirgin değil mi? Ayrıca D700'de baz ISO değeri 200, ISO100 değerine bir algoritma ile iniyor, bu yüzden ISO100'de dinamik aralık ISO200'e göre daha az.


Yukarıda orta noktalardan %100 kesmeler var. İkisi de çok karanlık olduğu için size çok birşey ifade etmeyebilir, ama ben şunu anlıyorum: D700'ün dinamik aralığı daha fazla, ve gölgelerde daha fazla detay yakalıyor. NEX-5N, dağın detaylarını kaybetmiyim derken, binalar ve ağaçların detayları karanlıkta kaybolmuş. 

 Hala "manzara çekenler yanlarında neden kocaman makineler gezdiriyor?" diye sormuyorsunuz değil mi?

Devam... Aşağıda aynı sahnenin ISO3200'deki hali var. Olympus E-PL2'yi de ekledim:


Yorum yok.

Sahne 2


ISO200'deki durum böyle. Hepsine ACR'de +45 keskinleştirme uyguladım.

ISO1600. Fotoğraflara dokunmadım.

ISO3200

Daha yukarı ISO değerlerinde NEX-5N'in renkleri değişiyor ve dinamik aralığı bariz azalıyor. D700 daha iyi.

Sahne 3

Tüm gövdeler "Standard" moddaydı.







Sahne 4





Sahne 5


ISO100'de zaten sorun yok, o yüzden hepsini buraya koymuyorum.


Şimdi bir adilik yapıp masanın altına elimi sokacağım :) Sandalyenin altındaki gölgeye dikkat:


Sırasıyla ISO400, ISO1600 ve ISO12.800.

Sahne 6


ISO100
ISO800
ISO3200
ISO12.800
ISO25.600


Sahne 7

Burada NEX-5N üzerinde Sony 30mm f2.8 makro kullandım (dönüştürücü ile).

Bir A4 kağıdına renk cümbüşü, çizgiler ve beyaz bölgeler çizdim. Sahne aynen yukarıdaki gibiydi. Burada amaç ISO yükseldikçe renk değişimi ve renklerdeki kumlanmayı görmek. ACR'de hiç keskinleştirme ve gürültü giderme uygulamadım, tüm makinelerin beyaz ayarları aynı.

NOT: AŞAĞIDAKİ FOTOĞRAFLARDA DÜZELTME YAPACAĞIM. 5DMARKII'DE BEYAZ AYARI HATALI, VE NEX-5N SÜREKLİ AZ POZLAMA VERİYOR. HEPSİNİ MANUEL AYARLARLA YENİDEN ÇEKECEĞİM (İpucu: Sonuç çok fazla değişmeyecek ama karşılaştırma tam doğru olsun).



SONUÇ

Sony NEX-5N, bu fiyata bu boyutta alınabilecek en iyi fotoğraf ve video kalitesine sahip fotoğraf makinesi. Baştan "lönk" diye söyledim ki tembel olanlarınız aşağıdakileri okumak zorunda kalmasın. Elden geçirilmiş 16MP'lik algılayıcı çok başarılı; düşük ISO'da zaten iyi ve ISO yükseldikçe renkler ve dokular çok bozulmuyor.

Ama bu fiyata bu boyutta alınabilecek en iyi makine değil:

İyi-Kötü-Çirkin:

İyi:

- Ufacık gövdeye sıkıştırılmış, Nikon D7000 ve Pentax K-5'te de kullanılmış, kocaman algılayıcı
- Piyasada daha iyi fotoğraf kalitesine sahip fazla APS-C'li DSLR yok.
- Kullanımı kolay Panorama Taraması, Elde Alacakaranlık, HDR modları
- Standart modda çok aşırı doygun olmayan renkler, birçok fotoğraf efekti
- Saniyede 10 çekim hızı (yalnız 1 sn sürse de)
- Çok başarılı video kalitesi. AVCHD 2.0 desteği ile 1920x1080'de 60p
- Dönen ekran (iner-kalkar ekran diyelim)
- Odak vurgulama (Focus peaking), manuel odaklama yapanlar için mükemmel bir özellik. Diğer markaların acilen benzer birşeyler bulmaları gerekiyor.
- Piyasanın en düşük deklanşör gecikmesi (elekronik ön perde gecikmesi sayesinde)
- Dokunmatik ekran (geliştirilmsi gerekli, ama gene de olması güzel)
- 400-500 arası çekim için yeterli pil ömrü
- 18-55mm ve 16mm lensler çok sessiz ve odaklama hızları iyi. 18-55mm'nin malzeme kalitesi piyasadaki herhangi bir lens ile yarışacak kadar iyi
- Fiyatı çok uygun
- 16mm f2.8 lens ile mont cebinde rahatlıkla taşınır
- OLED EVF takılabilme (EVF'nin ek ağırlığı hafifleyen cüzdanınızla dengeleneceği için sorun yok...)
- Sony'den beklenmeyecek şekilde, JPEG kalitesi RAW'a yakın. Söylenenlere göre bunun en büyük sebebi AA filtresinin zayıflığı
- Video modunda tam manuel kontrol imkanı
- Çok sağlam gövde


Kötü:

- Kötü menü yapısı (belki kullandığım Fujiler'den bile daha kötü)
- Harici mikrofon seçeneği yalnız bir tane, istediğiniz bir tane kullanamıyorsunuz
- Düşük ışıkta odaklama bazen şaşabiliyor (kontrast bazlı odak sistemlerinin kronik sorunu)
- m4/3 sisteme göre daha büyük lensler
- Orjinal NEX lens sayısı kısıtlı. Buna karşılık dönüştürücü ile her lens kullanılabilir
- Gövdede görüntü sabitleyici olsaymış saha şık olurmuş
- Diğer incelemecilerin aksine, yüksek ISO'da abartıldığı kadar iyi olmadığını düşünüyorum. Yukarıda 7 ayrı senaryo gösterdim, burada yer vermediğim 10 civarı karşılaştırmada da gördüğüm şu: ISO3200'e kadar kullanılabilir, ondan sonra renkler en üst seviye modellere oranla daha fazla şaşıyor ve dinamik aralık daha fazla azalıyor. D700 ve 5DMarkII'nin, tam kare olmalarının da etkisiyle, yüksek ISO'da hem renk kayıpları az oluyor hem gölgelerdeki detaylar NEX-5N kadar kaybolmuyor. Canon 7D de, artık eski sayılmasına rağmen, yukarıdaki örneklerde göreceğiniz gibi yüksek ISO'da aynı veya daha iyi. Bu karşılaştırmalardan önce okuduğum bloglar ve kişisel sitelerde "D3s'e yakın ISO performansı, 5DMarkII'den daha iyi dinamik aralık" diyorlardı, ben böyle görmedim. Ama ben yukarıda ne demiştim: Bir ürünü abartmamak lazım, yoksa değeri azalıyor.
- ISO değerleri 1/2 veya 1/3 stopluk aralıklarla değiştirilemiyor
- Gövdenin biryerlerinde bir düğme daha olsaymış bari...
- Tampon bellek biraz daha büyük olsaymış da saniyede 10 çekim bari 2 saniye sürseymiş
- Bazı markalarda olan "süper yavaş çekim" modu yok. Örneğin Nikon 1'de saniyede 120 kare ile video çekip daha yavaş oynatabiliyorsunuz
- Gürültü gidermede (GG) "Yok" seçeneği yok, illa bir şekilde GG ile idare edeceksiniz veya RAW çekeceksiniz
- Video çekerken oluşan "tıktık" sesi. Ben farketmedim, ama Sony de bu sorunun olduğunu kabul etti
- İlginç bir şekilde, pozlamayı 1/3 EV daha az yapıyor

Çirkin:

- Fanatikler

SON SÖZ

Yukarıda da söylediğim gibi, NEX-5N şu anda en iyi fotoğraf ve video çekebilen DSLRlardan biri. Aynasız hiçbir marka ve model bu aletin eline su dökemez. Belki NEX-7 çıktığında tahtını kaybeder.

NEX-5N'in en büyük eksisi kısıtlı lens seçenekleri. "Kısıtlı" derken, "D3100 mü D5000 mi" veya "Acil yardım, lütfen" diye soran arkadaşlar için kesinlikle yeterli: 18-55mm, 50mm f1.8 OSS ve 55-210mm OSS hemen herkese yeter. Bunun yanında, daha fazla şey bekleyen profesyoneller bu makineyle beraber kesinlikle dönüştürücü de sipariş ediyor.


...

    16 Eki 2011

    Sony NEX-5N incelemesi - Sayfa 1




    Önemli olan boyu değil işlevi... Yazının özeti bu, aşağıdakileri okumasanız da olur.

    Bir zamanlar Canon G11 gibi ufak boyutlu makinelerle de iyi fotoğraf çekilebildiğini anlatmaya çalışmıştım. G11'i havaalanında kaybedince (ve birkaç ay yasını tutunca) benzer boyutlarda Olympus E-PL1 aldım. Bu linkte incelemiştim kendilerini. Aynı gün NEX-3 de aldım, ucuza bulunca :) Ucuza bulsam kamyon tekerleği de alırmışım o gün, nasıl bir ruh haliyse... Neyse, NEX-3'ü de bu linkte D700, 7D ve 5DMarkII ile karşılaştırmıştım.

    Berlin'de Saturn mağazasında NEX-5N'in iki lensli setine rastlayınca gözüm "tax-free" tabelası aradı, o tabelayı bulunca makineyi almam gerektiğini hissettim :) Aslında NEX-7'yi bekliyordum uzun süredir, ama yeni dönüştürücü ve elektronik bakaç bana daha çekici geldi (bu EVF yukarı da dönebiliyor). NEX-5N + dönüştürücü + EVF neredeyse NEX-7 parasına geliyor.

    Panasonic ve Olympus'la başlayan "aynasız" devrimi diğer markaları da sardı. Sırasıyla Sony ve Samsung benzer ürünlerini çıkardı. En son Pentax ve Nikon da yeni aynasız ürünlerini duyurdular. Yalnız firmalar piyasayı kendi taraflarına çekmek istediklerinden çok farklı stratejiler izliyorlar:

    BAK AYNASIZLAR GELİYOR SELAM VERİYOR

    Önce genel algılayıcı boyutları:

    Nikon 1'in yeni algılayıcısının alanı 1" algılayıcınınki kadar, ama boyutlar farklı.

    Olympus ve Panasonic: Mikro 4/3 sistem kullanıyorlar. Algılayıcı boyutu 4/3 sistemdekiyle aynı. İlk örnekler 12MP ile çıktı, şimdi Panasonic çıtayı 16MP'e yükseltti. İki marka da m4/3 standardına uyduğu için birbirlerinin lenslerini kullanabiliyor. Örneğin ben E-PL2 ile beraber Panasonic 100-300mm ve 20mm f1.7 kullanıyorum. m4/3 sistemde şu ana kadar Olympus E-P1, E-P2, E-P3, E-PL1, E-PL2, E-PL3, E-PM1, Panasonic G1, G2, G3, GH1, GH2, GF1, GF2 ve GF3 olmak üzere 15 adet gövde, 30'a yakın lens çeşidi çıktı, ve lens sayısı her sene inanılmaz hızlı artıyor. Noktor ve SLR Magic'in m4/3 sistem için ilginç lensleri var. Özellikle Panasonic'in yeni X serisi lenslerinde elektronik alanındaki tecrübesini de görebiliyorsunuz. Lensleri DSLR muadillerine göre bayağı ufak. Otomatik netleme performansı son seride (EP-3, E-PL3, E-PM1, G3, GF3) çok gelişti, şu anda netlemeyi ilk yakalama hızları DSLRlar kadar iyi (hatta bazılarından daha iyi).



    Bu garip fotoğrafı PEN'in tanıtım broşürlerinden birinde gördüm. Daha da acaipleri var ama PEN ismini lekelememek için buraya almadım. Ne bu la, bu ne la, ne la bu, la bu ne?
    Panasonic'in Türkiye sitesine girip G serisi hakkında birşeyler bakayım dedim. Tahminimce Panasonic Türkiye ekibinin yeni Lumixlerden haberi yok, hala aşağıdaki reklamlar var sitede:

    Alooooo, G3 ve GF3 çıktı alooooo... Bir de "Lumix G2 Türkiye'de satılmayacaktır" demişler. Neden acaba...

    Sony: Sony, elektronikten gelen tecrübesini Minolta ile birleştirince DSLR piyasasında önemli oyunculardan biri oldu. Ayrıca kökleşmiş Canon-Nikon üstünlüğünü kırmak için radikal değişikliğe ihtiyac var, Sony de bunu optik bakacı kaldırıp video ve çekim hızını geliştirerek yapmaya çalışıyor. Teknolojik üstünlüğün farkını NEX'in ufacık gövdesinin içindeki kocaman APS-C algılayıcıyı görünce anlayabiliyorsunuz. Şu ana kadar çıkmış 4 tane NEX gövdesi var: NEX-3, NEX-5, NEX-C3 ve NEX-5N. Bir de duyurulan ama (bu yazı yazılırken) piyasada olmayan 24MP'lik NEX-7 var. Şu anda duyurulan ve satılan 7 tane Sony NEX uyumlu lens var (bağlantıdakilere ek olarak bir de Zeiss 24mm f1.8 var). SLR Magic gibi diğer firmalar da NEX'in popülerliği arttıkça yeni lenslerini duyuruyorlar. Artık algılayıcı boyutundan mıdır bilinmez, lenslerinin çoğu normal DSLR lensi boyutunda. Sony şu anda sabit odaklı ve ufak lens modellerine çalışıyor.



    Samsung: Samsung da elektronik ağırlıklı bir firma. Zamanında Pentax ile ortaklık kurup bu işi öğrendi, sonra "herkes kendi yoluna" deyip kendi yolunu çizdi. Şu an itibariyle NX5, NX100, NX200, NX10 ve NX11 olmak üzere 5 gövde var. Şu ana kadar duyurulan 9 adet lens var. Gövdelerde APS-C algılayıcı var. İlk modeller 14.6MP idi, son duyurulan NX200 20.3 MP.



    Nikon: Nikon da aynasız kervanına katılayım dedi, ve "1" serisini çıkardı. Algılayıcı Nikon CX formatında (2.7x kesme çarpanlı), dolayısıyla m4/3lerden ufak, şu anda en büyük kompakt makine algılayıcı boyutu olan 2/3"lerden daha büyük, yaklaşık alanı 1"lik algılayıcılarla aynı. (Panasonic, LX-5'ten sonra çıkaracağı LX serisinde 1"lik algılayıcı kullanabileceğinin haberlerini veriyor. Böyle olursa Nikon 1 artık hiç alınmaz herhalde) 4 tane lens duyurusu yapıldı.



    Pentax: Başarılı optik uzmanı Pentax da "Q" ismini verdiği yeni sistemle aynasız sistemlere giriş yaptı, ama tahminimce çıkışı hızlı olacak. Q sistemde 1/2.3" algılayıcı kullanılmış ki bu algılayıcı şu anda piyasadaki kompakt makinelerdeki en küçük boyutlu algılayıcı. 120$'a alacağınız bir kompaktta bile aynı boyutta algılayıcı var. Aslında sistemin fiyatı 300$ civarı olsa belki Pentax hayranlarından ilgi görebilir, ama mevcut fiyatlarla bu zor.

    Makinenin içindeki algılayıcı boyutuna bakın, sonra aşağıda "FİZİKSEL" başlığı altındaki ilk fotoğraftaki algılayıcı boyutuna. Pentax Q'nun gövdesi NEX'ten de küçük, yani Q'nun algılayıcısı aslında göründüğünden de küçük.

    Canon ve Fuji'de şu anda hareket yok. Fuji tarafından "tam kareden küçük APS-C'den büyük algılayıcılı ama mevcut tam kare gövdelerden yüksek ISO'da daha iyi performanslı ve daha iyi çözünürlüklü bir sistem çıkaracağız" haberleri geliyor (yani D3s ve D3x'ten daha iyi olacakmış). Bayağı iddialı, bakalım ne olacak.

    NEX

    NEX sistemi, kısaca, ufacık bir gövde içinde kocaman algılayıcı ve normal DSLR boyutlarında lenslerden oluşuyor. Gövdeler standart bir kompakt makine boyutunda, ama içinde APS-C algılayıcı var. Durum böyle olunca lensleri ufaltmak da zor oluyor. Bu yüzden NEX sisteminin lensleri şu anda rakiplerine göre biraz daha büyük.

    NEX serisi genel olarak "kompakttan gelenleri rahat ettirelim" düşüncesiyle tasarlandığı için üzerinde az düğme var, ve kontroller genel olarak menülere gömülü... idi. Sony bir bellenim ile birkaç düğmeye farklı fonksiyonlar atayınca kullanım biraz daha kolaylaştı.

    NEX-3 ve NEX-5 14.1 MP'lik algılayıcı ile çıkmıştı. Sony geçtiğimiz aylarda NEX-3'ü yenileyip NEX-C3'ü piyasaya sürdü. NEX-C3'te gövde biraz daha küçüldü ve yeni D7000, A55, K-5 ve D5100'de de kullanılan 16MP'lik algılayıcı kullanıldı.

    Sonra Sony büyük bombayı duyurdu: 24 MP'lik NEX-7, A77 ve A65. Vay anam vay... NEX-7 ve aynı zamanlarda duyurulan Zeiss 24mm f1.8 ile Sony artık "bakın NEX serisi artık büyük oynayacak" diyor. NEX-7'de yok yok: 2.4M noktalı OLED elektronik bakaç, yeni 24MP APS-C algılayıcı, 3 tane kontrol tekeri, elektronik perde, 20ms deklanşör gecikmesi (D3s'ten daha iyi), AVCHD 2.0 1080p video, artistik görünüm...

    Tüm bu hengame arasında, biraz da sessiz sedasız, NEX-5N duyuruldu. Ortada 24MP'lik aletler dururken kim takar Yalova Kaymakamını? ... derken NEX-5N'nin yüksek ISO testleri internete düştü...

    NEX-5N

    Herşeyden önce söylemeliyim ki, bu makine benim olduğu için kesinlikle mükemmel. Öyle olmalı, çünkü benim. "En güzeli benimki olmalı", öyle değil mi? Canon ve Nikon kullananlar sadece gösteriş için DSLR alıyor, hepsi cahil cühela takımı. Piyasada çok olduğu için alıyorlar. Halbuki bu markayı alanlar ne kadar harika ve mükemmel. Çok akıllıyız biz. Ah biz yok muyuz biz...


    Yukarıdaki paragrafa benzer cümleleri bazı markaların forumlarında görüyorum. İbretlik olsun, siz de görün diye yazdım :) Halbuki sana ne başkasından?




    NEX-5N aslında algılayıcısı yenilenmiş NEX-5'ten başka birşey değil... gibi duruyor ama durum pek öyle değil. Yeni özellikler NEX-5'e göre "bence" gövdeyi daha çekici hale getirmiş. Peki ne bu yeni özellikler?

    Yenilikler

    - 16.1MP'lik yeni algılayıcı. Pentax K-5, Sony A35, Nikon D5100, D7000 ve NEX-C3'te de aynı algılayıcı var. "Aynı" diyorum ama Sony 5N'dekinin daha gelişmiş olduğunu söylüyor.
    - Seri çekim hızı saniyede 7 çekimden 10 çekime çıkmış. Bu hızı yalnız 1 saniye koruyabiliyor, sonra saniyede 2 kareye düşüyor. Aslında burada "saniyede 10 kare" yerine "1 saniyede 10 kare" demek daha doğru :)
    - AVCHD 2.0 standardı gelmiş. Böylece 1920x1080'de gerçekten 50 veya 60 kare/saniye çekebiliyorsunuz. Bu standardı destekleyen ilk makinelerden biri.
    - (Nihayet) JPEG fotoğraflarda lense bağlı optik bozulmaları düzeltme.
    - Dokunmatik ekran. Nex-5n'de "resistive" dokunmatik ekran var. "Capacitive" olmamasına rağmen yeterince hassas. Menülerde ve ikonlarda da hafif değişiklikler yapılmış, dokunarak ayar yapabilmek için.
    - Elektronik vizör takılabilme. Sony'nin yeni OLED vizörünün çok iyi olduğunu söylüyorlar. Olympus VF-2 bile çok iyi ve Sony'nin yeni vizörü Olympus'un iki katı çözünürlüğe sahip ve OLED! Deneyenler mükemmel olduğunu söylüyor. Aynı vizör NEX-7 ve A77'de bütünleşik olarak var ama NEX-5N'e takılan yukarı da dönebiliyor.
    - ISO'nin 100'e inebilmesi (25,600'e çıkması da iyi ama algılayıcının gerçek gücünü ve detayları gösteren ISO100 nihayet konmuş).
    - Otomatik ISO'nun üst değeri 3200 olmuş. Aslında NEX-5/3'te bile ISO3200 kullanılabiliyor.
    - Biraz daha iyi pil ömrü. Yaklaşık 430 poz çekebiliyorsunuz. Ben LCD'yi cimri kullanıp 500 civarı poz çekebildim.
    - Daha hızlı menü geçişleri. Nex-5N'in menülerinde gezmek ve seçenekleri, değiştirmek çok daha hızlı.

    Ve "bence" gavurların game changer dedikleri iki yenilik:
    - Elektronik ilk perde sistemi (Türkçesi'ni "Ön perde deklanşörü" olarak çevirmişler). Bu özellik açıksa deklanşör gecikmesi 20 milisaniyeye iniyor! Şaka gibi, çünkü bu gecikme süresi D3s'ten bile daha hızlı. Olympus E-PL2 şimdi gerçekten yavaş gelmeye başladı gözüme...
    - Vurgulama (Focus peeking). Bu özellik açıkken manuel netleme yaparsanız, LCD'de net olan noktalar beyaz (veya kırmızı veya sarı) renkle belirgin hale geliyor, böylece normalde işkence olan "LCD'den elle netleme yapmak" işi çocuk oyuncağı kadar kolaylaşıyor.

    FİZİKSEL

    Nex-5n ve algılayıcısı. Bu bir kompakt makine olsa algılayıcı o kadar küçük görünürdü ki "aha burada" diye okla göstermek zorunda kalırdım. Yukarıda bir yerlerde Pentax Q'nun broşürüne bir bakın...
    Olympus E-PL2 ile yanyana. Yeni E-PL3 biraz daha ufak.

    Gene E-PL2 ile yanyana, kit lenslerle beraber.
    E-PL2 ve Nex-5n, yukarıdan.
    Kit lensler ile.
    Olympus'un yeni kit lensi eskisinden biraz daha büyük, buna rağmen Nex'in 18-55'inin yanında ufacık duruyor.  E-PL2'nin lensini kullanmak için "açmak" durumundasınız, bu durumda biraz daha uzuyor.

    Aslında Nex'in kit lensi bildiğiniz DSLR kit lensleri kadar büyük, ama bir farkı var: Neredeyse tamamen metal. Diğer markalarda kit lens, doğal olarak ucuz olması için, plastik ağırlıklı yapılırken Sony NEX'in kit lensi için malzemeden çalmamış. Yapısı herhangi bir orta sınıf lens kadar, hatta çoğundan daha sağlam. Peki bu kadar sağlam ve kaliteli lense gerek var mıydı? Ben bu lensin plastik ama daha ucuz olmasını isterdim. Plastik olsa belki biraz daha ufak yapılabilirmiş. Lenste OSS sistemi var (Optik titreşim azaltıcı). Zoom ve netleme halkaları hassas.

    Solda 5n, sağda 5. Fark göremiyorum, ya sen? Fark var tabii ki, NEX-5n benim olduğu için NEX-5'ten daha yakışıklı görünüyor :)
    Biraz açıyı arttıralım. Farklar hala minimum. NEX-5'in üst tarafındaki köşeler 5N'de açılandırılmış.
    Tepeden.
    Hala minimum farklar
    Fark görebilen? Gövdenin şeklinde ve açma-kapama düğmesinde hafif değişiklikler var. Ama en büyük fark lenslerin ön camlarında: NEX-5'inki biraz kirli gibi. Peki neden? Çünkü NEX serisinin 18-55mm lensinin kapağı iğrenç! NEX-5'ini ödünç aldığım arkadaşım doğal olarak kapağı düşürmüş. Kapağı kapatınca yerine oturdu sanıyorsunuz ama aslında numara yapıyor, tam oturmadığı için bir süre sonra düşebiliyor. Bulabilirsem kendime Nikon veya Pentax kapak alacağım.


    Türk dediğin deve güreşi yapar...
    NEX serisine dönüştürücü takıp Sony ve Minolta A lensleri kullanabiliyorsunuz. Lenslerin çoğunun otomatik netlemesi de çalışıyor, ama AF çok başarılı değil. Ben NEX-3 üzerinde LA-EA1 ile 85mm f2.8 ve 30mm f2.8 makro lens kullanıyordum, şimdi LA-EA2 bekliyorum. Yeni dönüştürücü üzerinde AF motoru var, Sony'e göre bu dönüştürücü ile A55'teki AF sistemi aynı, yani aynı hızda otomatik netleme yapma şansınız var.

    NEX-5n + LA-EA1 + Sony 30mm f2.8 makro lens

    Aslında ufak gövdeye dönüştürücü + lens takınca denge biraz bozuluyor gibi, ama 85mm f2.8 ve 30mm f2.8 makro lensler plastik ve hafif olduğu için çok dert olmuyor. Ayrıca yukarıdaki kombinasyon ile makro çekmek bayağı kolay çünkü o kadar hafif ki üçayağı garip şekillerde dengelemek için uğraşmak gerekmiyor.

    MENÜ

    NEX'in menülerini anlamak için aşağıdaki fotoğraflara bakmak yeterli:




    Ne anladınız? Bir şans daha vereyim:

    A szomszéd utcában
    Szeretnék egy almát


    Siz bu yazılara bakınca ne hissettiyseniz, NEX'in menüsüne girdiğinizde de aynı şeyleri hissediyorsunuz: Nası yani? (yukarıdaki yazılar Macarca).

    Biraz abartıyorum tabi.

    NEX serisinin en büyük dezavantajı biraz karmaşık menüleri. Az düğme olması menünün daha gelişmiş olmasını gerektiriyor, ama Sony sağolsun kendine göre bir mantıkla benzer fonksiyonları garip başlıkların altına koymayı becermiş. "Adam gibi menü nasıl olur?" diye soranlar Canon'un 40D'den itibaren revize ettiği DSLR menülerine bakabilir. Aslında yeni DSLRların tamamının menüleri NEXlerden daha iyi. DSLRları geçtim, kompaktlarda bile daha anlaşılır ayar menüleri var artık (Fuji hariç diyelim), Sony bunu neden düzeltmiyor hayret ediyorum.

    NEX-5N'in menüsü (gerçeği renkli, cicili-bicili birşey) . Türkçe'sini bulamadım, idare edin.
    Yukarıdaki menüdeki seçenekleri açıklarsak:

    Çekim modları (Shoot Mode):

    - Akıllı otomatik (Intelligent Auto)
    - Sahne seçimi (Scene Selection)
    - Sarsıntıdan doğan bulanıklığı engelleme (Anti Motion Blur)
    - Panorama taraması (Sweep Panorama diye de artistik bir adı var :) )
    - 3B Panorama taraması
    - Tam Manuel mod (M)
    - Deklanşör öncelikli mod (S)
    - Diyafram öncelikli mod (A)
    - Program oto (P)

    Burada sıkıntı yok. Eliniz hızlanırsa menüden modu değiştirmek normal DSLR'a göre 2 saniye fazla sürüyor. Aslında fiziksel bir düğöe olsaydı makineyi açmadan hangi modda olduğunuzu görebilirsiniz, Nex-5N'de aleti açmadan anlayamıyorsunuz.

    Kamera:

    Eğlencenin başlangıcı burada. "Kamera" isimli bir menünün altında hangi ayarların olmasını beklersiniz? Yahu senin elindeki zaten bir "kamera" değil mi? Sizce hangi "kamera" seçenekleri burada olabilir? Görelim:

    - Sürme modu (Drive mode): Seri, tek çekim, kumandayla çekim gibi seçenekler burada. Kısayol düğmelerinden biriyle buna doğrudan ulaşabildiğimiz için burayı hiç kullanmıyorum.
    - Flaş modu
    - Otomatik odaklama / Elle odaklama
    - Otomatik odaklama alanı: Orta nokta, seçilen bir nokta veya tüm ekranda çoklu odak noktası seçenekleri var.
    - Nesne takibi: Çekimin başında belirlediğiniz bir nesneyi NEX-5n takip edebiliyor. Burada dokunmatik ekran çok yararlı. Ekranda istediğiniz noktaya dokunuyorsunuz, makine oraya odaklanabilirse ve obje veya insan ekranın içinde hareket ederse onu takip ediyor.
    - Hassas dijital yakınlaştırma
    - Yüz algılama
    - Yüz kaydı: Bu seçenekte istediğiniz 10 tane yüzü kaydediyorsunuz, sonraki çekimlerde önce bu yüzlere önem veriyor.
    - Gülümseme deklanşörü: Ekranda gülen yüz olursa alet fotoğraf çekiyor. Olmazsa olmaz bir özellik... mi acaba?
    - Yumuşak ten efekti: Ekranda olan bir yüzü tanırsa, teni yumuşatıp pürüzsüz bir görünüm yaratıyor. Bazen işe yarıyor, bazen yaramıyor.
    - Çekim ipucu listesi: Makinenin kullanımıyla ilgili yararlı bilgiler veriyor. Peki bu seçenek neden "Kamera" menüsünde? Hımmmm...
    - LCD ekran: Ekranda görünen bilgi miktarını ayarlıyorsunuz. Bir düğmeden (DISP) bu seçeneği yapabildiğiniz için menüye girmeye gerek yok.
    - Vizör ekranı: Eğer 350$'ınız varsa bir EVF alıyorsunuz, sonra o vizördeki bilgileri buradan ayarlıyorsunuz.
    - DISP düğmesi: DISP düğmesine bastıkça hangi bilgilerin ekrana sırayla geleceğini seçiyorsunuz. Örneğin ben "Grafik ekran" seçeneğini kapattım.

    Görüntü Boyutu (Image Size):

    Burada fotoğraf boyutunu, kalitesini, Panorama fotoğrafların boyu ve çekeceğiniz yönü, video boyutu ve formatını seçebiliyorsunuz. Panorama'nın yönünü neden buradan seçiyoruz? Bu yönü "Panorama modu"nu seçtiğimiz anda seçsek olmaz mı? Bana mantıksız geliyor, ama elin Japon'u öyle uygun görmüş.
    Fotoğraf boyutu olarak 16MP, 8.4MP ve 4MP seçebiliyorsunuz. 19:9 ve 3:2 oranları, kalite olarak da Fine, Standard, RAW ve RAW+JPEG seçilebiliyor (Türkçe menüde de bu seçenekler "Fine" ve "Standar" olarak geçiyor).

    Parlaklık/Renk:

    - Pozlama telafisi
    - ISO
    - Beyaz dengesi
    - Metraj kipi (??? Menüde Türkçesi böyle - Metering mode)
    - Flaş pozlama telafisi: Flaş modu seçeneği başka bir menüde, pozlama telafisi başka menüde. Güzelmiş.
    - DRO/HDR
    - Resim efekti (Picture effect): Minyatür, Zengin tonlu siyah/beyaz, HDR, Yumuşak odak, Yüksek kontrastlı siyah/beyaz, Kısmi renk, Yumuşak High-key, Retro, Posterleştirme, Pop, Oyuncak kamera gibi modlar var. Makinedeki menüyü Türkçe yapıp aynen buraya aldığım için isimler biraz garip. RAW+JPEG çekerseniz bu efektler çalışmıyor.
    - Yaratıcı tarz (Creative style): Siyah Beyaz, Canlı, Manzara gibi bilindik fotoğraf stilleri var.

    Oynat (Playback):

    Bilindik "oynat" menüsü. Kırpma, renk ayarı vs.. gibi düzenleme yapamıyorsunuz.

    Kurulum (Setup):

    Tonla ayar var. Burada bence önemli ayarlar:

    - Ön perde deklanşörü (Front curtain shutter): Bu seçeneği aktif hale getirirseniz pozlama mekanik sistem yerine elektronik bir "perde" ile hallediliyor. Bu sayede deklanşörün gecikme süresi 20ms gibi çok düşük bir rakama iniyor.
    - Yüksek ISO gürültü giderme: Ben bunu hep "Düşük" ayarına getiriyorum. "Standart" modda yüksek ISO'da fazla detay kaybı oluyor. "Kapalı" seçeneği yok.
    - Lens telafileri de bu menüde. NEX-5N, Sony NEX lenslerindeki geometrik bozulma, köşe kararması ve kromatik renk bozulmalarını JPEGlerde düzeltebiliyor.
    - AF mikro ayar: Orta ve üst seviye DSLRlarda yer alan "AF microadjustment" ayarı NEX-5N'de de var. Aslında kontrast bazlı otomatik odaklama yapan makinelerde (aynasızlar, kompaktlar) buna gerek yok, ama yeni LA-EA2 dönüştürücü aynı DSLRlardaki gibi "phase-detection" sisteme sahip olduğu için odak sorunları doğabilir, bu ayar onu engellemek için.
    - Varsayılan tuş ayarları: NEX-5N'de 3 tane tuşa farklı ayarlar atayabiliyorsunuz. Bu tuşlar aşağıdakilerden B, C ve şekilde sağda gösterdiğim:


    3 düğme ile NEX-5N'i yeterince hızlı bir şekilde kullanabiliyorsunuz.

    - LCD parlaklığı: Bu ayar "otomatik" olarak geliyor, hemen "elle" ayarına çevirin yoksa LCD etraftaki ışığa göre parlaklığını ayarlayacak ve siz çektiğiniz fotoğrafı düzgün pozlayıp pozlamadığınızı anlayamayacaksınız. Buradaki faydalı diğer bir ayar da "Güneşli hava" seçeneği. Bunu seçince LCD inanılmaz parlak oluyor, böylece en parlak günde bile ekranı görebiliyorsunuz.

    Genel olarak, Olympus Pen gövdeleri daha fazla özelleştirme sunuyor. Hatta E-PL1 ve E-PL2'deki seçenekler 5DMarkI'dekilerden fazla.

    ELEKTRONİK ÖN PERDE DEKLANŞÖRÜ (ELECTRONIC FRONT CURTAIN SHUTTER)

    Bu konuyu biraz daha açmak istedim, ama önce standart DSLRlarda perde nasıl çalışır onu anlatmak gerek.

    Standart bir DSLR'da iki perde bulunur. Algılayıcının önünde bir perde durur (ön perde - front curtain. Aslında buna "ilk perde - first curtain" deniyor ama Sony farklı isim kullanmış). Siz düğmeye basınca bu perde yukarı doğru kalkıp algılayıcıyı açar, arkasından ikinci perde (arka perde - rear curtain) alttan gelip algıyıcıyı kapatır. Algılayıcının açık kaldığı süre "enstantane" (shutter speed) dediğimiz zamana denk gelir ve makine bu sürede sahneyi okuyup fotoğrafa çevirir. Özet:

    - Ön perde açıldı
    - Arka perde kapandı
    - Arka perde kapandığı anda DSLR fotoğrafı okudu

    Bu kadar laftan sonra şu iki animasyona bakarsanız daha iyi anlarsınız:

    Yavaş enstantane: http://www.photocourse.com/itext/sync/
    Hızlı enstantane: http://www.photocourse.com/itext/focalplane/

    Burada da E-P1'in perde mekanizması: http://www.imaging-resource.com/PRODS/EP1/e-p1shutter320.mp4

    Canlı önizlemeye sahip DSLRlarda bu durum biraz daha karışıyor. Eğer canlı önizleme açıksa bu perdeler de açık oluyor. Fotoğrafın çekilebilmesi için bu perdelerin tam kapanıp tekrar açılması gerekiyor (tam kapanmasının sebebi algılayıcıdaki görüntünün silinebilmesi). Yani perde kapanacak, sonra standart DSLR işlemi olacak, sonra perde tekrar açılacak ki canlı önizlemeye geri dönebilsin. Özet:

    - Canlı önizleme için perde zaten açık
    - Fotoğraf için düğmeye basınca ön perde kapandı
    - Ön perde açıldı
    - Arka perde kapandı
    - Arka perde kapandığı anda DSLR fotoğrafı okudu
    - Arka perde açıldı

    Nasıl? İş biraz daha karıştı değil mi? Elinizde bir DSLR varsa canlı önizlemede çıkardığı sesleri dinleyin, normalde çıkardığı sesten daha fazla sayıda tik duyacaksınız (daha sessiz olsa bile).

    NEX-5N'de olay şöyle gelişiyor:

    - Canlı önizleme için perde zaten açık
    - Algılayıcı "elektronik" olarak kapatılıyor (fişi çekiliyor diyelim). Ama bu "fiş çekilme" işlemi satır satır yapılıyor (aynen arka perdenin yukarı kalkması gibi algılayıcı yukarı doğru kararıyor). Bu kararma işlemi sırasında piksellere hemen enerji gönderilip görüntü yeniden oluşturuluyor. Daha basit anlatırsam, televizyonda aşağıdan tukarı doğru çıkan bir siyah çizgi düşünün. Siyah çizginin üstündeki pikseller kapatılırken altındakiler açılıyor, böylece algılayıcıdaki fotoğraf yukarı doğru silinirken aynı zamanda tekrar oluşturuluyor.
    - Arka perde kapandı
    - Arka perde kapandığı anda DSLR fotoğrafı okudu
    - Arka perde açıldı

    Buradaki kazanç ne? Dikkat ederseniz ön perdenin yaptığı "kapanıp açılma" işini elektronik olarak yaptık, böylece perde fiziksel olarak oynamamış oldu. Buradaki avantajlar:

    - Daha az deklanşör gecikmesi
    - Ön perde fiziksel olarak kapanmadığı için daha sessiz
    - Ön perde kapanmadığı için perdenin ömrü kısalmaz
    - Daha az titreşim

    Bu sistemin dezavantajları da var. Bazı kullanıcılar yüksek enstantane hızlarında (1/1000-1/4000 arası) pozlamanın şaşabildiğini, hatta bazıları karenin bir kısmının fazla pozlandığını söylüyor. Ben hiç yaşamadım. Sony de kullanım kılavuzunda "Minolta lensler ile bu özelliği kapatın" ve "geniş çaplı lensler ile pozlama hataları olabilir, bu yüzden bu özelliği kapatın" diyor. Aslında burada "telecentric olmayan lenslerle kullanmayın" demek istiyorlar. En güzeli elinizdeki lenslerle bu özelliği denemek. Zaten bu özelliği kapatınca normal mekanik perde ile de çekebiliyorsunuz.


    Aşağıda farkı göstermeye çalıştım:

    Youtube'da daha net görebilirsiniz: http://www.youtube.com/watch?v=bh9ezdT0P9M

    Seçenek "kapalı" olunca ses "şıkık" olurken "açık" hale getirince "şık" duyuluyor.

    ODAK VURGULAMA - OV (FOCUS PEEKING)

    Bu seçeneği ilk duyduğum zaman her makinede var olan "LCD'de orta noktaya zoom yapma" olduğunu sanmıştım, bambaşka birşey çıktı.

    Elektronik bakaç olmayan aynasız makinelerde elle netleme yapmak çok kolay değil. Manuel odaklama sırasında odak yaptığınız yere LCD'nin zoom yapması bir çözüm, ama hem kadrajı kaçırıyorsunuz hem zoom yapılan nokta kıpır kıpır oynadığı için manuel lens kullanmak çok kolay olmuyor. Olympus'un VF-3 elektronik bakaçı bu konuda çok yardımcı. Bu aleti almadan önce 50mm f1.4 OM lensimi kullanmak istemiyordum, VF-3'ü aldıktan sonra hiç korkmadan yanıma alabiliyorum (tam karede ışık alma becerisi olarak 100mm f1.4'e, alan derinliği açısından 100mm f2.8 lense denk geliyor).

    NEX-5N'deki OV özelliği çok basit, ama muhteşem yararlı bir uygulama. Çok konuşmadan aşağıdaki videoyu göstereyim:

    outube'da daha net görebilirsiniz: http://www.youtube.com/watch?v=c_JI2JCQL-c

    Gördüğünüz gibi ben lensin odak halkasıyla oynadıkça beyaz noktalar odak düzlemini takip ediyor.